15 Yıl Hapishanelerde Çürüyen Vatandaşlarımız Var Sözü Lafta Kaldı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 2016’da Hakim ve Savcı adayları kura töreninde yaptığı, “Ne yazık ki 10 yıl, 15 yıl hapishanelerde çürüyen vatandaşlarımız var.” sözüne rağmen yargıda ve 28 Şubat kararlarında bir gelişme olmadı.

, 0 Yorum

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 2016’da Hakim ve Savcı adayları kura töreninde yaptığı, “Ne yazık ki 5 yıl, 10 yıl, 15 yıl hapishanelerde çürüyen vatandaşlarımız var.” sözüne rağmen yargıda ve 28 Şubat kararlarında bir gelişme yaşanmadı.

28 Şubat mağdurlarının cezaevlerinden çıkarılmasını beklerken,  Yargıtay 16. Ceza dairesi Hizb-ut Tahrir yargılamalarında 105 Müslümana verilen 660 yıllık cezayı da onadı. Ortada hiçbir cebir ve şiddet bulunmadığı halde, Yargıtay zorlama içtihatlarla 28 Şubat’ı hortlatan kararların altına imza attı. Dinlerine bağlı Müslümanlara ceza yağdırıldı ve tek tek tutuklayıp cezaevine gönderiliyor.

28 Şubat ve “FETÖ” yargısının kararları sonucunda müebbet hapis cezasına çarptırılan birçok mağdur aileleri, evlatları için yeniden yargılama yolunun açılmasını istediler.

Evlatlarının işkencelerden geçirildiklerini, üzerlerine çeşitli suçların atıldığını söyleyen aileler, Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda yargılananların serbest bırakıldığını ancak 28 Şubat mağdurlarının yönelik bir adımın atılmadığını ifade ettiler.

28 Şubat ve “FETÖ” yargısının hukuksuz kararları sonucunda 20-25 yıldır cezaevinde bulunan mağdurların, çeşitli işkencelere uğradıkları, işkence yapan polislerin, savcı ve hâkimlerin “FETÖ”den tutuklu olmasından dolayı dosyaların tekrar açılarak tekrar yeni bir yargılama yapılması gerektiği belirtildi.

20 yıldır cezaevinde olan Tamer Gezer’in çeşitli işkencelerden geçirildiğini belirten baba Ahmet Yüksek, “Oğlum kendi halinde biriydi. Camiye gidip Kur’an- Kerim dersi veriyordu. Polisler, Sur ilçesinin bir sokağında onu yakaladılar.  90 gün boyunca işkence ettikten sonra bıraktılar. Başka bir sefer daha yakalandı. 50 günün üstünde işkencede kaldı. Polisler benim gözümü bağlayıp oğlumun yanına götürdüler. Çocuğa yapılanları gördüm, ölü gibiydi. Vücudundaki bütün kıllarını yakmışlardı. Filistin askısı, suyun içine bırakıp elektrik vermeler, farelerin olduğu bir odada çırılçıplak bekletmeleri gibi en ağır işkencelere maruz kaldı. İşkencelerden sonra Elâzığ Cezaevine gönderildi. Aradan bir buçuk yıl geçtikten sonra cezaevinden mahkemeye götürülme bahanesiyle alınıp 45 gün boyunca tekrar işkence yaptılar. Dosyalarda net olarak en ağır işkenceler gördüğü bellidir.”

“Onu Cezaya Mahkûm Eden Savcı ve Hâkimler Terörist Olarak Cezaevlerinde”

Oğluna haksız ve suçsuz yere ceza veren “FETÖ”nün hâkimleri tutuklu olduğunu vurgulayan Yüksek, şunları söyledi:

“Var mı böyle bir adalet, devlet bunu bilmiyor mu? Yazık günah değil mi bu gençlere? Düşünün bir buçuk sene hükümlü olan yani içerde olan bir genci sen git Elazığ’dan al işkenceye götür. 45 gün ona işkence et. Kim yapıyor? “FETÖ”nün polisleri. Kim yargılıyor? “FETÖ”nün hâkimleri. Bu yapılan işkencelerden dolayı Anayasa Mahkemesine başvurdular ve haklı buldular, bir miktar para verdiler. Resmiyette dosyasında işkence gören birine 36 yıl ceza nasıl verilebiliyor. “FETÖ” hâkimleri Ergenekon balyoz vs. daha birçok kişiyi yakaladılar. 3 sefer müebbet de verdiler ama serbest bıraktılar.  Bu çocuklar suçsuz olmasına rağmen ceza aldılar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Ekim 2016’da Hakim ve Cumhuriyet savcısı adayları kura töreninde yaptığı, “Ne yazık ki 5 yıl, 10 yıl, 15 yıl hapishanelerde çürüyen vatandaşlarımız var. Bunlar oldu. Şimdi bunların düzeltilme fırsatını yakaladık. İşte bunu iyi değerlendirmemiz lazım.” açıklamalarını hatırlatan Yüksek, “Bunu söylemesine rağmen sadece dilde kaldı.  Hiç kimse göz önünde getirmedi. Onu cezaya mahkûm eden savcı ve hâkimler terörist olarak cezaevlerinde. Peki, teröristlerin verdiği hüküm müdür?” diye belirtti.

“Artık Bu Zulmün Son Bulmasını İstiyoruz”

18 yıldır cezaevinde olan Habib Kaya’nın annesi Naime Kaya ise oğlunun günlerce polis tarafından aç ve susuz bırakılarak işkenceler yapıldığını anlattı.

Çocuğunun salih bir kişiliye sahip olduğunu camii çocukları tarafından çok sevildiğini dile getiren anne Kaya, “Çocuğumun anlattıklarına göre, onunla beraber diğer iki kişiyi de çöle götürüp ellerini ve ayaklarını bağlayıp günlerce aç ve susuz bir şekilde işkence ettiler. Polisler zorla onlara yapmadıkları suçları kabul ettirmek istemişler. O zaman asker ve polisler ‘biz size neyi sorsak her şeyi kabul etmeniz gerekiyor.’ diyordu. O şekilde onlara baskı ve zulüm yapıyorlardı. Polisi, hâkimi ve savcısı hepsi “FETÖ”nün adamlarıydı. Allah’a hamdolsun, Allah oğlumun hakkını onlara bırakmadı. Şimdi onların hepsi cezaevlerindedir. Artık bu zulmün son bulmasını istiyoruz. Hak ve adalet yerini bulsun.”

Bir cevap yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN