Amerikan Ajanı Selman: Arabistan’da Uygulanan İslam Katı ve Sert

Suudi Arabistan’ın gölge kralı Muhammed bin Selman, bir Amerikan televizyonuna verdiği röportajda önemli konulara değindi

, 0 Yorum

Son zamanların adından en çok söz ettiren siyasilerinden olan Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Selman, bir ABD televizyonunda katıldığı “60 Minutes (60 Dakika)” adlı programda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Ülkede veliaht prens ilan edildikten sonra reform girişimlerine başlayan, yolsuzluk tutuklamaları ile adından söz ettiren, ülkesini ılımlı İslam’a döndüreceğini ifade eden Muhammed bin Selman, sözleriyle sık sık gündeme geliyor.

Bu hafta ABD ziyaretini gerçekleştirecek olan bin Selman, son zamanlarda ülkede gerçekleştirdiği reformlarla biliniyor. Muhammed bin Selman El Kaide’den Yemen krizine, İran’dan Suudi Arabistan reformlarına kadar birçok konuya değindi.

“Usame bin Ladin Batı ile Ortadoğu’yu ayırmak istedi”

Program sunucusu Norah O’Donnell’in “Amerikalılar Suudi Arabistan’ı düşündüklerinde Usame bin Ladin ve 11 Eylül hakkında düşünüyor. Onun Amerikan toprağına getirdiği terörizm hakkında düşünüyor.” ifadesine Muhammed bin Selman şöyle yanıt verdi: “Doğru. Usame bin Ladin açık bir amaçla 15 Suudi’yi 11 Eylül saldırıları için topladı. CIA belgelerine ve Kongre soruşturmalarına göre Usame bin Ladin Ortadoğu ve Batı arasında bir bölünme yaratmak istedi, Suudi Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri arasında.” Bin Selman, O’Donnell’in Usame bin Ladin’in bunu neden istediğine dair sorusu üzerine şöyle devam etti: “Batı sizi yok etmek istiyor şeklindeki radikal mesajını yaymak ve adam toplamaya elverişli bir ortam yaratmak amacıyla. Bu bölünmeyi Batı’da yaratmayı başardı.” Muhammed bin Selman “Usame bin Ladin’in radikal mesajını” değiştirmek için çok çabaladıklarını ve reformlar gerçekleştirdiklerini ifade etti.

“Sert, katı ve toleranssız İslam uygulanıyor”

Norah O’Donnell’ın Bin Selman’a sorduğu önemli sorulardan biri de şuydu: “Arabistan’da uygulanan İslam türünün sert, katı ve toleranssız olduğuna dair yaygın bir algı var. Bunda doğruluk payı var mı?” Bu soruya Muhammed bin Selman şöyle yanıt verdi: “1979’den sonra, bu doğru. Biz kurbanız, bilhassa benim neslim bundan çok şey çekti.” Veliaht prens bu yıllardan önce Suudi Arabistan’ın daha farklı bir yer olduğunu şu sözlerle dile getirdi: “Diğer Körfez ülkeleri gibi çok normal bir hayat sürüyorduk. Kadınlar araba kullanıyordu. Suudi Arabistan’da sinemalar vardı. Kadınlar her yerde çalışırdı. 1979 olaylarına kadar, dünyadaki herhangi bir diğer ülke gibi gelişen normal insanlardık.”

Kadın erkek eşitliği

“Kadınla erkek eşit midir?” sorusuna “Elbette. Hepimiz insanız ve hiçbir fark yok.” yanıtını veren “gölge kral” ülkesini ılımlı İslam’a döndüreceği söyleminin hatırlatılması üzerine şunları öne sürdü: “İki cins arası karışık olmayı (haremlik-selamlık), erkek ile kadının yalnız başlarına durmasını, iş yerinde bir arada olmalarını yasaklayan aşırıcılar var. Bu fikirlerin birçoğu peygamber ve halifeler devrindeki hayat tarzıyla çelişiyor.Bu gerçek örnek ve doğru model. Şeriat kanunlarında kurallar çok açık ve şarta bağlıdır. Kadın edepli ve buna riayet eder şekilde giyinir, tıpkı erkek gibi. Ancak bu bilhassa siyah abaya yahut siyah örtüyü belirtmez. Hangi tür edepli ve buna riayet eder şekilde kıyafeti giyeceği kararı tamamıyla kadına bırakılmıştır.”

İnsan hakları ihlalleri

Ülkedeki insan hakları ihlallerine ilişkin sorulara Muhammed bin Selman şöyle cevap verdi: “Suudi Arabistan insan haklarının birçok prensibine inanıyor. Gerçek şu ki, biz insan hakları düşüncesine inanıyoruz ancak nihayetinde Suudi standartları Amerikan standartlarıyla aynı değil. Eksik yönlerimiz yok demek istemiyorum. Kesinlikle var. Ancak doğal olarak, bu eksiklikleri gidermeye çalışıyoruz.” Muhammed bin Selman, yolsuzluğa karşı birçok ismi gözaltına aldıklarını ve şu ana kadar 100 milyar doları aşkın paraya el koyulduğunu da ifade etti.

“Husiler insani yardıma engel oluyor”

Muhammed bin Selman’a sorulan en önemli konulardan biri de İran ve Yemen meseleleriydi. Bu konuya ilişkin cevaplarında Bin Selman şu ifadeleri kullandı: “İran ideolojisi Yemen’in bazı bölgelerine nüfuz etti. Bu süre zarfında, milisler sınırlarımızın hemen yanında askeri manevralar gerçekleştirdi ve sınırlarımıza füzeler yerleştirdi. ABD’nin bir gün, Meksika’da Washington D.C.’ye, New York’a ve Los Angeles’a füzeler fırlatan militanlar varken ve Amerikalılar bu füzeleri hiçbir şey yapmadan izlerken bunu kabul edebileceğini hayal edemiyorum.” Bin Selman sivil kayıplar konusuna da değindi: “Bu gerçekten çok acı verici, ve umuyorum ki bu militanlar uluslararası kamuoyundan sempati toplamak için insani durumu kendi çıkarlarına kullanmayı keser. Kıtlık ve insani kriz çıkarmak için insani yardıma engel oluyorlar.”

“İran rakibimiz olamaz”

Veliaht prens, bunun bir uydu savaşı olup olmadığına dair soruya da yanıt verdi: “Maalesef, İran zarar verici bir rol oynuyor. İran rejimi bir ideoloji üzerine kurulu.” İran’ın birçok el Kaide liderini koruduğunu ve ABD’ye vermeyi reddettiğini de öne süren Muhammed bin Selman, İran ile ilgili sözlerine şöyle devam etti: “İran Suudi Arabistan’a bir rakip değil. Ordusu İslam dünyasındaki ilk beş ordudan biri değil. Suudi ekonomisi İran ekonomisinden daha büyük. İran Suudi Arabistan’a denk olmaktan çok uzak.” İran lideri Hamaney’i yeni Hitler olarak adlandırmasının sorulması üzerine Bin Selman şöyle devam etti: “Kesinlikle. Çünkü genişlemek istiyor. Zamanında Hitler’in genişlemek istediğine çok benzer şekilde o da Ortadoğu’da kendi projesini yaratmak istiyor. Dünyada ve Avrupa’da birçok ülke, iş işten geçene kadar Hitler’in ne kadar tehlikeli olduğunu anlamadı. Aynı olayların Ortadoğu’da da gerçekleştiğini görmek istemiyorum.”

Nükleer faaliyetleriyle bilinen İran’a karşılık Suudi Arabistan’ın herhangi bir nükleer faaliyete girip girmeyeceği sorusu üzerine Muhammed bin Selman’ın yanıtı şöyleydi: “Suudi Arabistan nükleer bomba edinmek istemiyor, ancak şüphesiz, eğer İran bir nükleer bomba geliştirirse, biz de mümkün olan en kısa sürede aynısını yaparız.”

“Okullar Müslüman Kardeşler tarafından işgal edilmişti”

Kendisine Suudi Arabistan’da yükselen fikri ve dini tartışmalar da sorulan veliaht prens, sözlerine şöyle devam etti: “Suudi okulları, büyük çapta Müslüman Kardeşler’den unsurlar tarafından işgal edilmiş durumda. Şimdi bile bazı unsurlar kaldı. Kısa süre içinde tamamen silinecekler. Dünyada eğitim sisteminin herhangi bir radikal grup tarafından işgal edilmesini kabullenebilecek hiçbir ülke yoktur.”

“Ölene kadar durmayacağım”

Röportajın sonunda Muhammed bin Selman, reform çalışmalarına devam ettiği ve kendisini ülkeyi yöneteceği 50 yılın beklediği belirtilerek sorulan “sizi bir şey durdurabilir mi?” sorusuna şu şekilde cevap verdi: “Yalnızca ölüm.”

Kaynak: Mepa News

 

Bir cevap yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN