‘Anlamsız’ Gözaltı Operasyonları Devam Ediyor!

Bugün Ankara’da 3 gün önceki operasyonlara benzer bir gözaltı hadisesi daha yaşandı. Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince iki ayrı adrese sabah erken saatlerde baskın düzenlendi.

, 0 Yorum

Bugün Ankara’da 3 gün önceki operasyonlara benzer bir gözaltı hadisesi daha yaşandı. Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince Sami Ekici ve Bilal Aydoğan’ın evi olmak üzere iki ayrı adrese sabah erken saatlerde baskın düzenlendi. Baskın sonucunda Sami Ekici gözaltına alınırken Bilal Aydoğan evde bulunamadı.

Ulaştığımız bilgilere göre bu operasyonun, 4 gün önceki (24 Kasım) operasyonlarla bağlantılı olduğu, Sami Ekici’ye hangi gerekçe ile gözaltına alındığı bilgisi verilmezken, Bilal Aydoğan’ın ailesine Hizb-ut Tahrir üyesi olduğu gerekçesiyle gözaltı kararının verildiği ifade edildi.

Ayrıca 3 gün önceki operasyonlarda evi basılan fakat evde bulunamayan ve aranan Serdar Şaşmaz, Emniyet birimlerine teslim oldu. Serdar Şaşmaz, gözaltına alınan Haydar Şaşmaz’ın kardeşi.

Geçen hafta ne olmuştu?

24 Kasım tarihinde yine sabah saatlerine “DEAŞ üyesi”, “silahlı terör örgütü üyesi” adı altında Müslümanların evlerine baskınlar yapılmış, İslami hassasiyeti olan Ubeyde Tahtalı, Haydar Şaşmaz, İbrahim Eren adlı kişiler jandarma tarafından gözaltına alınmışlardı.

“Terörist” olmakla suçlanan bu Müslümanların kimisi, evlerinde bulunamayınca kendilerine telefonla ulaşılıp evlerine çağrılmışlar ve onlar da gözaltına alınacaklarını bildikleri halde evlerine gelmişlerdi. Hatta Köklü Değişim olarak bu operasyonları “Bu nasıl bir “terörist”tir ki evinde arama yapan jandarmanın çağrısına icabet edip evine gitsin! Bu nasıl bir “terör operasyonu”dur ki jandarma, terör zanlısını telefonla arayıp ayağına çağırsın!” şeklinde yorumlamıştık.

Hukuksuzluklar son bulmalı!

Herhangi bir şiddete bulaşmadıkları halde bu Müslümanlar, kimi zaman gerekçe gösterilmeden kimi zaman “IŞİD/DAEŞ” adı altında kimi zaman da “terörist” yaftalamasıyla gözaltına alınıp günlerce tutulabiliyorlar. Bu kişiler hakkında açılan dosyaların yargı sürecinde nasıl bir akıbete uğrayacağı da meçhul. Zira gerek polisi/jandarması, gerek savcısı-hâkimi, kimse sorumluluk almak istemiyor. Daha önceki hadiselerden biliyoruz ki İslamî camiaya yönelik haksız tutuklamalar, yargılamalar ve mahkûmiyetlerde hukuksuzluk hâlâ devam ediyor.

Dolayısıyla Köklü Değişim Medya olarak Devlet ve Hükümet yetkililerine, adaleti ayakta tutmakla mükellef yargı mensuplarına çağrımızı yineliyoruz:

Samimi Müslümanların bu ve benzeri zulümlere ve algı operasyonlarına kurban edilmesine artık son verin. İnsanlara yapılan haksızlıklar, hukuksuzluklar mazlumiyet doğurur. Unutmayın, mazlumların duası ile Allah’ın arasında engel yoktur.

Kaynak: Köklüdeğişim

Bir Cevap Yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN