Ayinesi iştir kişinin Lafa bakılmaz

, 0 Yorum

Geçtiğimiz Cuma günü Erdoğan, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, yüksek faiz eleştirisinde bulundu. Enflasyonun faizle doğru orantılı olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Enflasyonla faiz arasındaki ilişki sebep netice ilişkisidir. Sebep faizdir, netice enflasyondur. Bugüne kadar bu dediğim de hep çıkmıştır. Bugün de aynı tezi savunuyorum. Faiz yükseldikçe enflasyon yükselecektir; asla düşmeyecektir. Ama ne yazık ki biz bunu ilgili arkadaşlara anlatamıyoruz. Hepsi ‘Ben bankayım, daha yüksek kâr nasıl elde edeceğim ona bakarım’ diyor. Faizi yükselterek kendi kârını artırmanın gayreti içerisinde ama öbür tarafta enflasyon milleti, vatandaşı inim inim inletiyor. Onun umurunda değil. Şu anda maalesef bu süreç hâlâ devam ediyor.” “Belki önümüzdeki hafta Sayın Başbakan, ilgili bakanlar, bazı devlet bankaları bir araya gelmek suretiyle bu konuyu müzakere edip çok kararlı adım atıp bu faiz lobisinin de bu faizlerin de üzerine gitmekte kararlıyız”

Cumhurbaşkanının bu söylemleri ve eleştirileri yeni değil. Aynı dozda söylemleri ekonomiye ilişkin her konuşmasında bu konuya değinmektedir. Her defasında suçu Merkez Bankasının politikasına atmaktadır. Güya enflasyonu önlemenin tek yolu faizleri indirmekle olduğunu ifade etmektedir. Halbuki, savunduğu bu sav diyebilirim ki hiçbir kapitalist ülkede uygulanmamakta. Zira bu görüş kapitalizmin Para Politikasına aykırı bir teoridir. Kapitalist para politikasına göre: Her ülkenin Merkez Bankası tarafından faizler düşürülür, insanlar alış veriş yapar, piyasa canlanır ve haliyle ürünlerin piyasa değeri de yükselir. Piyasa da para arzı fazla olduğundan harcama da yüksek olur. Bu durumdan dolayı piyasada çok satılan ürünlerin piyasa değeri de yükselir. İşte bu yükselmeye Enflasyon denir. Enflasyonun yükselmesini önlemek için de Ülkelerin Merkez Bankaları Faizleri yükseltirler ki piyasa da para dolaşımı faize yatırılsın ve faizler yüksek olduğundan dolayı da insanlar borçlanıp harcama yapmasın. Yani harcamayı önleyip enflasyonu düşürmeyi hedeflemekteler. Şuan Türkiye’nin içinde bulunduğu durum gibi… Her ne kadar Merkez Bankası enflasyonun yükselişine rağmen faizleri yükseltmese de reel piyasada faizler şuan %13 ila %12 civarında.

İşte yukarıda basit bir dille anlatmaya çalıştığım şey Kapitalizmin tek para politikasıdır. Bugün kapitalizmin hüküm sürdüğü tüm beldelerde uygulanan ve eğitimi verdirtilen tek Para Politikası budur. Bunun dışında Erdoğan’ın bol heybeden ortaya attığı sav hiçbir halükarda tutarlı değildir. Üstelik Türkiye göbekten kapitalizme bağlı olup attığı her adımı bu düzen ile doğru orantılı bir politika izlemektedir. Türkiye gibi üretim kapasitesinin düşük olduğu, ekonomisinin gelişmiş ülkelere kıyasen çok geride olduğu bir ekonomiyle fikren batıya bağımlı olduğundan her türlü politik riskle karşı karşıya olup kapitalist ritüeller gereği kapitalist para politikasını uygulamak zorundadır. Aynı zamanda Türkiye gibi bir ülke, dışa bağımlı ve dış borcu yüksek olduğundan dolayı da Faizleri yüksek tutmak durumundadır. Bunun başka bir alternatifi kapitalist düzende yoktur.

Ayrıca dövizin habire yükselmesinin mevcut düzende durdurulmasının tek yolu da yine faizleri yükseltmektedir. Zira faizler yükselttirilerek dışardan yatırımcıların faize yatırım yapmaları sağlanmaktadır. Hali hazırda zaten Türkiye de döviz hızla yükselmektedir. Öyle ki son iki haftada dolar ve Euro cinsinden döviz %15 civarında hızlı bir yükseliş gösterdi. Merkez Bankası her ne kadar faiz artırma işlemine gitmeyip tansiyonu minimize etmek adına farklı opsiyonlar denese de döviz artışını tümden durdurmanın tek yolu kapitalist bir ekonomiye sahip olunmasından ötürü faiz dışında başka bir enstrüman yoktur. Örneğin geçtiğimiz cumartesi MB dövizin tansiyonunu indirmek adına yeni bir işlem olarak başlattığı ‘TL anlaşmalı vadeli döviz satım’ işlemine rağmen döviz kuru inmesi beklenirken aksine yukarı yönlü bir seyir izledi. Dolaysıyla farklı bir enstrümanlar denenmesine rağmen kur hala yükseliş trendinde.

Kapitalizmin bu gerçekliğine rağmen Erdoğan’ın sözleri ise tümüyle popülizmden öteye geçmemektedir. Çünkü Erdoğan şunu çok iyi bilmektedir ki kendisinden önce ki hükümetlerin ekseriyeti enflasyon ve faiz döngüsünü bir türlü dengeleyememiş halkı ağır enflasyonist ve faiz şartlar altında yönettiler. Erdoğan da selefleri gibi kötü anılmamak ve seleflerinden farklı bir profil çizmek adına tuzu kuru söylemlerde bulunmaktadır.

Öyle ki Erdoğan, ekonominin temelleri kapitalizmin üzerine kurulu olduğunu ve bu düzenin batıdan ithal olduğunu yine sorunların ana kaynağının batı menşeili bu düzenden olduğunu bilmesine rağmen geçtiğimiz Cuma günü başka bir toplantıda şunları dile getirmişti: ‘Faizin sebep enflasyonun netice olduğu kanaatindeyim. Bu konuda beni anlamayanlar er veya geç anlayacaklar. Enflasyon, yok hıyarmış yok salataymış bunlardan kaynaklanan bir şey değil. Ana sebep faizdir, faiz. Bunu öğreneceksiniz. Bunu bütün gelişmeler teyit ediyor zaten. Hala bunu anlamak istemeyenler, batıdaki kafalarla çözmeye çalışanlar tabii ki bizi anlamazlar. Batıdaki kafaların da bir kısmı zaten uygulamaları ile bizi destekliyor. ABD’deki faiz oranları ortada. Japonya ortada. Avrupa ortada. Enflasyonların da orada ne olduğunu zaten görüyoruz. Bizdekilere bunu hala anlamadık. Faiz lobisine çalışıyorsunuz başka bir şey yok. Bu ülkede en çok kazanan hangi kurumlar, kimler? Banka sahipleri, finans sektörü. Onlar götürüyor parayı. Bu kadar yüksek ile kredi vermeye kalkarsan tabii ki yatırımlar bu ülkede yürümez. Hala bunu anlatamıyoruz.’

Atalarımızın bir sözü var: ‘Ainesi iştir kişinin, Lafa bakılmaz’ diye. İşte bu anlamlı sözler tamda günümüz Erdoğan’ı bizlere tabir etmektedir. Yahu Allah aşkına gören de kendisi batının değil de kendi ortaya koyduğu fikir ve nizamlarla yönetiyormuşçasına batıya kızmakta, batı kafalılara karşı çıkmaktadır. Halbuki ap açık ortadadır ki kendisi kızdığı tarafların düzeniyle yönetmekte, onların suyunda yürümektedir. Yani kapitalizmin dışında hiçbir politika izlememekte olup tümüyle çözümlemeleri kapitalizmin sömürücü politikaları cinsinde çözümlemelerdir.

Velhasıl, tüm bunlara rağmen her zaman olduğu gibi yine Erdoğan’a buradan çağrı yapmakta ve onu samimiyetle İslam İdeolojisini hayata geçirmeye davet ediyoruz.

Ey Erdoğan! gerçekten bu ülke de faizin ve faiz lobisinin tümünü bitirmek istiyorsan şüphesiz bunun tek yolu batı ve onun düzeni olan kapitalizme yüz çevirmekle olacaktır. İşte sende bunu dile getirdin. Gerçekten samimiyetle topraklarımızda adalet ve ekonomik refah istiyorsan bu ancak İslam İktisat Nizamıyla olacaktır. Döviz, enflasyon, bütçe açığı, işsizlik öz cümle bütün olumsuz ekonomik koşullara çözüm isteniyorsan şüphesiz İslam iktisat Nizamını hayata geçirmekle gerçek çözüme kavuşulacaktır. Zira sadece onun para birimi olan altın bile döviz, enflasyon gibi birçok kronik sorunlara kökten çözüm üretir.

Bir Cevap Yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN