BAŞSIZ KOCA BİR ÜMMETİN ACI DURUMU

, 0 Yorum

Kahrolası Yahudi varlığı dün gece Filistin’nin gazze bölgesine havadan yine ölüm yağdırdı. İşgal ettikleri günden günümüze kadar korumasız filistin halkının adeta kabusu olmuş varlığı meşru olmadığı gibi, hiçbir “meşru” gerekçeside olmadan vahşice saldırılarda bulunarak müslümanları katletmektedir. Bu saldırılarına destek veren kafir ABD ve AB ülkeleri olduğu gibi, dolaylı ve direk olarak destek verip, elini güçlendiren müslümanların başındaki hain yöneticilerdir.

Ey yöneticiler hainsiniz ve zalimsiniz.? Bu mübarek ayda bu zulme ve cürüme karşı taraf olmanız veya tarafsız kalmanızın vebalı ahirette çok ağır olacak.? Ramazanın İlk cumasında Yeni kapıda tertiplediğiniz destek mitingi belliki bir işe yaramamış ve işe yaramıyacağınıda biliyordunuz? Yani siyasi menfaatler gereği müslümanları yine kandırdınız.?

Ey müslümanlar  İslam ümmeti tarihin hiç bir evresinde bu kadar zulüm cürüm katliam ve kıyımlarla karşılaşmamıştı.Her ne kadar geçmişte haçlı ve moğol saldırılarına maruz kalıp ceremesi vahim sonuçları doğuracak bir durum meydana gelmişsede hilafet’in yıkılma sürecinden sonra, müslümanların karşı karşıya kaldığı saldırı ve katliamlar geçmiş haçlı ve moğol saldırılarını gölgede bırakmıştır.

Nitekim kafirler ve işbirlikçi hain yöneticiler el ele vererek hafızalardan silinmeyen soykırım işlemişler. İşte sizlere islam ümmetinin üzerinde gerçekleştirdikleri acı tablo

Afganistan: 1979-2006 arası 2-2.5 Milyon müslüman katledildi.
Cezayir: 1954-1962 arası yaklaşık 1.5 milyon müslüman katledildi, ayrıca 1997’den beri 100,000 müslüman öldürüldü.
Bangladeş: 1971’den beri 1.2 milyon Müslüman katledildi.
Bosna: 1992-1995 arası 100.000 Müslüman katledildi.
Irak: Birinci körfez savaşı nedeniyle 1980-1988 arası 600’000 Müslüman öldürüldü.
İkinci körfez savaşı nedeniyle 1990-1991 arası 200’000 Müslüman öldürüldü.BM’in uyguladığı ambargo nedeniyle 1’400’000 kişi öldürüldü.
Üçüncü körfez savaşı nedeniyle 2003-2006 arası 650.000 kişi katledildi
İran: 1980-1988 arası 1’000’000 müslüman öldürüldü.
Yemen: 1962-1970 arası 150.000 müslüman öldürüldü ve halada öldürülmeye devam ediliyor
Ürdün: 1970’de 10.000-25.000 kişi katledildi.
Keşmir: 1947’den beri 1 milyondan fazla müslüman katledildi.
Kosova: 1998-2000 arası yaklaşık 10.000 müslüman katledildi.
Lübnan: 1975-1990 arası 130.000 kişi katledildi.
Filistin: 1948’den beri 100’000 müslüman katledildi.
Somali: 1977’den beri 400.000-550.000 müslüman katledildi.

Doğu Türkistan’da Çin’in yaptığı katliam korkunç rakamlara ulaştı, işgal ettiği tarihten günümüze kadar yaptığı katliamın acı faturası ve rakamı 35 milyon.
Sudan: 50 seneden beri 2 milyon kişi öldürüldü.
Suriye’de: Hafız esed 1982’de Hamada yaklaşık 20.000 müslümanı öldürdü.
Suriye devrimi başladığından beri, Oğlu kasap Beşar Esed ise yaklaşık 1 milyon müslümanı öldürdü

Çeçenistan: 1994-2001 arası 80.000-300.000 müslüman katledildi.
Özbekistan zalimi Kerimov : 2005’te 10’000 müslüman katletti.

Burma bölgesinde hindu muşriklerin yaptığı vahşetin reçetesi bir hayli vahim.

Türkiye’de sistemin yaptığı kasıtlı politakadan dolayı kürt halkını pkk’nın safına itmiş, devlet ile pkk çatışmasında binlerce müslüman halk ölmüştür.

Bu sıraladığım tablodaki rakamlar kafadan uydurulmuş abartılı rakamlar değil, kayda alınmış ve yayınlanmış resmi rakamlardır. Birde kayda alınmamış gayri resmi rakamlar tahmin edildiğinde durum içler acısı…?

Kapitalıst laik demokrat zihniyet ve sistemin işleyişinden meydana gelen zulüm, Firavun ve Nemrut’un zulmünü unutturacak şekilde işliyor ve ilerliyor.

Malesef bu zulmün faturası korumasız kalmış ve başsız bırakılmış müslümanlar üzerinde gerçekleşiyor. Müslümanların bulunduğu bölge ve beldelere bakıldığında bu acı gerçeği görmek mümkündür.

İslam ümmetinin üzerinde meydana gelen bu trajedinin nedeni müslümanları koruyup kollayacak bir liderin Halifenin olmayışındandır.

Zira Allah’ın Resulu S.a.v. buyuruyorki :Halife kalkandır onunla savaşılır ve onunla korunulur ( müslim)

Halife müslümanların malını, canını, ırzını, şerefini, onurunu, kıymet ve kutsallarına sahip çıkan Allah Resulu S.a.v. övdüğü ve emrettiği bir kalkandır.

Kalkansız ayağa kalkmak, korunmak, ve ilerlemek mümkün değildir.?

İslam tarihinde müslümanların başındaki halifeler, tebalarına şefkat ve merhamet nazarı ile bakardılar. Mallarını, canlarını ve kutsallarını korumada bütün imkanlarını seferber ederdiler.

Hz Ömer, Harun Reşid, Halife Mutasım, Kanuni Sultan Süleyman döneminde,   azgın kafirler islama ve müslümanların değerlerine, kutsallarına bırakın saldırmayı akıllarından bile geçiremezdiler.

Ne zamanki hilafet ve müslümanların halifesi , kafirler ve işbirlikçi yöneticilerin yardımı ile kaldırıldı azgın kafirler müslümanlara hayatı yaşatmaz hale getirdiler.

Hilafet’in kaldırılması ile güç ve imkan sahibi olan kafir İngiltere, ABD ve Rusya’nın Kahredici işgal serisi ile, hertürlü kutsallarımız ve mukaddesatlarımızı ayaklar altına alındı. Kutsal belde olan kudüs’ü işgal edip mel’un Yahudi varlığını yerleştirdiler. AB ve ABD limitsiz siyasi ve askeri destek vererek gasıp yahudi varlığını şımartıp, kudus köpekler gibi müslümanlara saldırttılar, binlerce müslüman kardeşlerimizi katlettiler, necis postalları ile tertemiz Mescidi Aksa’mızı kirlettiler. En son fransada bir avuç ‘aydın’ kılıklı yaratıklar Kur’an’da lanetlenmiş yahudiler ile alakalı şiddet içerdiğinden dolayı, ayetlerin çıkarılmasının gerektiğini kamoyuna açıkladılar.Kukla yöneticilerin eli ile kutsal belde olan Mekke’de, tarihte ilk olan bir kilise açma kararını oluşturdular. Ramazan Ayının ilk günlerinde, Kabenin taşlarının paramparça olmasından daha evla olan 60 müslümanı (şehit) katlettiler.

Bu trajedileri doğuran acı sonuç, İslamin yönetim şekli olan hilafet devletinin hayatımızda olmayışındandır.Unutmayalım-ki bu tablomuzda meydana gelen vahim durumdan hepimiz sorumluyuz.?

Bilhassa İslam’i kitle ve cemaat sorumluları bu olup bitenlere sessiz ve kayıtsız kalıp, zalim yöneticilerin zulmünü durdurmak için, toplumun önünde geçip   yöneticilerin kafirlerle olan ittifaklarına, stratejik ortak anlaşmalarına karşı çıkmak muhasebe etmek için hakkı haykırmasalar, mesuliyet alanları genişler ve hesapları ahirette ağır olur.

Yapılması gereken öncelik başımıza gelen bu çetin musibeti doğuran sebebi tesbit edip, köklü ve kalıcı çözümler sunmak ile   hareket etmektir.

Kalıcı çözümler ise Allah’ın vaad ettiği Resullah s.a.v müjdelediği ikinci Raşidi hilafet devleti için çalışmak veya çalışanlara destek olup hilafetin kurulmasına yardımcı olmaktır.

Ne zamanmış o günler diyecekler. Deki yakın olsa gerek !( İsra 51)

 

 

Bir cevap yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN