BM Çalışanlarından 10 Yılda 60 Bin Cinsel İstismar Vakası

Hizb-ut Tahrir Merkezî Medya Bürosu, BM çalışanları ve Barışı Koruma Gücünün, yardıma muhtaçlara yönelik cinsel istismarını konu edinen “BM Barışı Koruma Gücü Aslında Cellattır!” başlıklı bir beyan yayımladı.

, 0 Yorum

Hizb-ut Tahrir Merkezî Medya Bürosu, BM çalışanları ve Barışı Koruma Gücünün, çalıştığı bölgelerde yardıma muhtaç kadınlara yönelik uyguladıkları cinsel istismarı konu edinen “BM Barışı Koruma Gücü Aslında Cellattır!” başlıklı bir beyan yayımladı.

BM Barış gücü personeli tarafından düzenli olarak gerçekleştirilen cinsel istismar ve Birleşmiş Milletler’in mağdurları dehşete düşürecek şekilde bu olaya önem vermemesi mide bulandırıcı. Ancak daha korkunç gerçek şu ki, bu vakaların sanılandan daha yaygın olması.

Yazılı beyanda; “Güya insan, kadın ve çocuk hakları savunuculuğunda bulunan ve onları şiddetten koruduğunu iddia eden kuruluşun çalışanları şiddet uyguluyor! Böylece sözde güvenlik görevlileri, birer cellat oluyor! Bu, buzdağının sadece görünen yüzüdür. Koyu insan hakları goygoyculuğu yapan köhne kapitalist düzene bağlı uluslararası kuruluşların yaşadığı çelişkiler saymakla bitmez.” ifadelerine yer verildi.

İşte o beyan;

BM Barışı Koruma Gücü Aslında Cellattır!

İngiliz Times gazetesi, “60 bin kişinin son 10 yılda BM yardım çalışanları tarafından #taciz ve #tecavüz de dâhil cinsel istismara uğradığını” yazdı. Haberin aslında (yardım) kuruluşunun bünyesini sarsacak yeni skandalları örtbas etmek için servis edildiği anlaşılıyor. Sür manşetten verdiği raporunda gazete, cinsel istismar iddiaları nedeniyle başka bir İngiliz yardım kuruluşundan kovulduktan iki yıl sonra Oxfam’ın Haiti şubesinin direktörlüğüne atanan Roland van Hauwermeiren ile bazı çalışanlarının depremzede kadınlar ile para karşılığı cinsel ilişkiye girdiğini belirtti.

Bu, BM çalışanları ve Barışı Koruma Gücünün ilk cinsel istismarı değil. BM, 2017 yılında yayınladığı çeşitli raporlarda, Temmuz-Eylül ayları arasında cinsel istismar ve tecavüz iddiaları ile ilgili olarak çalışanları hakkında 31 şikâyet aldıklarını söyledi. Geçen Haziran ayında Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki BM Barışı Koruma misyonu, hem kendi üyeleri hem de BM çalışanları hakkında cinsel istismar iddiaları ile ilgili raporlar aldıklarını kaydetti. BM yayınladığı bir raporda, BM Barışı Koruma Gücü’nde görevli kişilerin, hizmet ettikleri ülkede yardım mallarını cinsel istismar hizmeti karşılığında takas ettiklerini ifade etti.

Times gazetesi, Oxfam olayının patlak vermesinin ardından eski üst düzey BM yetkilisi Andrew Macleod’dan “Dünyada pedofili eğilimleri gösteren on binlerce yardım çalışanı var. BM organları ve yardım ajanslarında yaklaşık 3,300 pedofilinin çalıştığı” iddialarını aktardı. Macleod, sadece 12 ay içinde 311 kurbanın BM çalışanları tarafından istismar edildiğini belirterek toplam kurban sayısının 60 bini bulabileceğini tahmin ediyor.

Bu yüzden Birleşmiş Milletler, uluslararası barış gücünün çalışmaları hakkında yayınladığı raporunda, ülkelerden pedofili oldukları kanıtlanan askerleri uluslararası barışı koruma operasyonlarına katılmaktan men etmelerini istedi. Nitekim bir deyiş vardır, “bozacının şahidi şıracı!” Güya insan, kadın ve çocuk hakları savunuculuğunda bulunan ve onları şiddetten koruduğunu iddia eden kuruluşun çalışanları şiddet uyguluyor! Böylece sözde güvenlik görevlileri, birer cellat oluyor! Bu, buzdağının sadece görünen yüzüdür. Koyu insan hakları goygoyculuğu yapan köhne kapitalist düzene bağlı uluslararası kuruluşların yaşadığı çelişkiler saymakla bitmez. Aslında bu uluslararası kuruluşlar, zayıfa karşı güçlü, yoksula karşı zenginin yanındadır. Güçlü ülkelerin dikte ve ajandalarını zayıf ülkeler üzerinde uyguluyorlar.

Ey Müslümanlar!

Sizi, çıkarlarınızı ve huzuru kim daha iyi koruyabilir? Zorbalara bağlı kiralık kuruluşlar mı? Yahut adil ve güçlü ilahi nizam mı? Bu nizam ancak Allah’ın Şeriatına göre yöneten, hükümlerini icra eden Raşidi Hilafet Devleti tarafından uygulanabilir…

Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِآيَاتِ رَبِّهِ ثُمَّ أَعْرَضَ عَنْهَا إِنَّا مِنَ الْمُجْرِمِينَ مُنتَقِمُونَ

“Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir! Muhakkak ki biz, günahkârlara, lâyık oldukları cezayı veririz.” [Secde 22]

Bir cevap yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN