Daveti Taşımanın Önemi

, 0 Yorum

Bugün içinde yaşadığımız hayatın genelde insanların, özelde ise muslumanların yaşadığı durumun perişan olması, hallerinin kötüye gitmesinin temel sebebi islam’i hayatın olmayışındandır. islam’i hayatın olmayışının sebebi ise, müslümanların islam’ı anlamada gösterdikleri zaafiyettir.İşte bu zaafiyetin getirdiği sıkıntı muslumanlara bedeli çok ağır olmuştur.

Bakışları şöyle etrafımaza çevirmemiz meselemizin ne kadar vahim olduğu gürülecektir..!

Oysa muslumanlar kur’an ve sünneti anlama ve yaşamada ortaya koydukları gayret, ciddiyet ve samimiyetleri ile gıpta edici bir hayat yaşamıştılar.

Hakim olduğu dönemlerde siyasette en güçlü, orduda muzaffer, ekonomide gelişmiş, toplumsal düzende en istikrarlı adalette örnek ve model bir cihan devletiydi..

Muslumanlar İslam dinine olan bağlılıklarından dolayı, Rabbimiz onları yeryüzünün en verimli toprakları,en zengin madenleri ve en kritik geçit güzergahlarını onlara vermişti.

Ayrıca bulunduğu jeopolitik konum itibari ile dünyanın en stratejik mevkilerini ellerinde tutmuş adeta dünyanın merkezine oturmuşlar.

Sahip olduğu siyasi askeri ve iktisadi göçü ile asırlarca konjoktüre egemen olmuş meydana gelen gelişmelere liderlik etmişti.

Bununlada yetinilmemiş nice güçlü, kuvvetli, adaletli ve takvalı şahsiyetleride tebasına kazandırmıştı..

Nitekim yönetim ve idarede güçlü adamlar yetiştirdiği gibi askeri alandada bir çok cesur komutanlarıda yetiştirmiştir.

Aksa’yı esaretten kurtaran Selahaddin, bizansın başkenti olan kostantiniye’yi islam-bola dönüştüren fatih sultan muhammed ,Afrika kıtasına giden ordulara komutanlık yapan Ukbe bin Naf,Hindistan bölgesinde tevhidi dalgalandıran Muhammed ibni kasım, orta Asya’ya giden orduların celil komutanı Kuteybe bin Muslim gibi cesur   kişileri kazandırmıştır.

Bu durumları islam’ın fikri ve fıkhı gücüü zihinlerde beraklığı korundukça devam etmişti.

Ne zamanki muslumanların hayatında islam’ı anlama ve yaşamada eksikler ve kusurlar kendini gösterdi. İslam ümmeti bulunduğu konumdan yavaş yavaş düşme sürecine girdi.

Nihayetinde içinde bulunduğumuz acı durum meydana geldi…

Dolayısıyla   tekrar kalkınmak ve kalkınma yolunda ilerlemenin yegane yolu, yüce İslam davetini fikri ve siyasi bir özellik doğrultusunda anlamak ve taşımakla mümkündür.

Daveti taşımakla hayat ve huzur bulacağımız gibi onu taşıyanların Allah nezdindeki kıymeti değeri ve hayrıda çoktur.

Nitekim Rabbimiz daveti taşımanın önemi ile ilgili şöyle buyurmaktadır.

Salih amel işleyerek ve ben müslümanlardanım diyerek (insanları) Allah’a (kulluğa) davet eden kimseden daha güzel sözlü kim vardır. (fussilet:33)

Allah’ın Resulu s.a.v. ise şöyle buyuruyor;”benim sözümü işiten, idrak edip de işittiği gibi onu gösteren ve anlatan kimsenin yüzünü Allah parlatsın.”

İşte bizlere bu hayrın kıymetini bildiren başka bir hadis:“İnsanlara hayır ve faydalı şeyleri öğreten kimseye, Allah ve melekleri, göklerin ve yerlerin halkı, hatta yuvasındaki karıncalar hatta balıklar onlara dua ederler.” şeklinde ifade etmiştir.

Davetin önemini bizlere bildiren nice naslar vardır ve daveti sabır ve sebat ile taşıyanın akibeti ise cennettir..

Bu makama ve mekanlara varis olanların en belirgin vasıfları ise, marufu emrederler ve münkeri nehyedenlerdir.

“Siz insanlar için ortaya çıkartılmış en hayırlı bir ümmetsiniz, marufu emreder münkerden nehyeder ve Allah’a inanırsınız .” (Ali imran: 110)

İslam dini bu emri yerine getirildiği takdirde nasıl bir hayırla karşılaşacağımızı, terki ise halimizin ne kadar vahim olacağını bildirmektedir..

“Canımı elinde tutan Allah’a yemin olsun ki, ya ma’rufu emreder münkerden alıkoyarsınız, ya da Allah kendi katından size bir azap gönderir de ona dua edersiniz, fakat dualarınız kabul olmaz.”(Buhari muslim)

İşte bu naslar bizlere daveti taşımanın önemi ve davet ile alakalı ihlal ve ihmal gösterildiğinde, akibetimiz acı son olacağını bildirmektedir..

Zira Rabbimiz bu fasit vakıa karşısında kesinlikle bizlere yardım edeceğinide bildiriyor..“Mü’minlere yardım etmek bize hak olmuştur.” (Rum: 47)

Unutmayalımki bugün kafirlere güç ve imkan veren neden, muslumanların islamı anlama ve yaşamadaki pasifliklerinden doloyıdır.Yoksa kafirlerin çok zeki ve mahir olduklarından dolayı değil.?

Dolayısıyla yılmadan yorulmadan davetimizi samimi ve ihlaslı bir şekilde taşırsak, Allah’ın yardımı bizlere ulaşacak ve biiznillah eskiden olduğu gibi izzetli ve onurlu günlere kavuşacağız.

Ey iman edenler eğer Allah’a (dinine) yardım ederseniz, Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı hak üzere sabitleştirir.(Muhamme.7)

Haydin o zaman ey muslumanlar! İslam’ın fikri ve fıkhı gücü ile, küfrün ve kafirlerin icad ettiği ve muslumanların zihinlerini kirletmek, onlara galip gelmek için pazarladıkları laiklik,cumhuriyet,demokrasi, hürriyet ve özgürlük gibi içi şerle dolu fikirlerle mücadele etmeye ve bu kokuşmuş batıl fikirlerin yerine kendisi ile hayat ve huzur bulacağımız, islam’ın yönetim şekli olan hilafet’e davet etmek için çalışmaya.. ”İşte ogün müminlerde Allah’ın yardımı ile sevinecekler.” (Muzaffer olacaklar) (Rum 4.)

Bir Cevap Yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN