DEĞERLERİMİZ LAİK SİSTEMİN KURBANI OLMASIN

, 0 Yorum

Türkiyede son iki haftadır gündemin birinci sırasında kendini korumaktan aciz olan  çocuklara yünelik taciz, tecavüz ve kaçırıp öldürme ile alakalı, toplumsal tepki büyük bir nefrete dünüşerek dalga gibi yayıldı. Bu utanç verici olayın yaşanması ile geleceğimizin mirası olan çocuklarımıza sahip çıkamamamızın korkusu ve kaygısı toplumda derin bir endişe ve üzüntü bıraktı.

Oysa bu olanlar bir ilk değildi.?

Bu insanlık dışı olaya sessiz kalmayan medya organları, her saat başı son dakika haberi gibi vererek  toplumun bu konuya eğilmesini ister gibi haber program ve konuyu istismar eder gibi tartışma oturumları hazırladı. Bu tür iğrenç ve mide bulandırıcı vakıların toplumun gündeminde bir hassasiyeti meydana getirmesi sihirbazların görevini üstlenen medyanın bu olaylar üzerinde durmasındandı. Yoksa bu tür kahredici olaylar cumhuriyet tarihinde bir ilk olmadığı gibi sonda olmayacak.

İngiliz ürünü parlamenter sistemden sabah akşam şikayet edip Amerika modeli başkanlık sistemini öven ve bu sistemi halka kabul etmesi için Ali cengiz oyunları ile hertürlü hokkabazlığa baş vurarak halkına yalan ve içi boş vaadlerde bulunan yöneticiler bu kahredici ve utanç verici olaydan hepiniz Sorumlusunuz.

Öve öve bitiremediğiniz başkanlık sisteminizin başlangıcında çiğer parelerimizi bizden kopardıysanız acaba bu sistemin işleyişi ve ilerleyişinde ne gibi değerlerimizi bizden alacaksınız.

Toplumunun huzuru ve refahı için çıkardığınız kanunlar vakıamız gösteriyorki ıslah değil ifsattır. Nitekim araştırma şirketlerinin istatistik raporlarının sonucunda meydana gelen veriler, toplumun maruz kaldığı hızsızlık, kapkaç, gasp, taciz, tecavüz, yaralanma, ölüm vb gibi olaylar gösteriyorki, laik sistemde çıkarılan kanun ve yasalar bu gibi olayları durdurmadığı gibi tetikleme meydana getirmektedir. Bir taraftan bu tür şiddet içerikli olayların çözümü ile alakalı komisyonlar kurun fon ayırın, bir taraftanda bu iğrenç ve utanç duyucu olaylara teşvik edici filimlerin yayınlanmasına, ahlak bozucu ve şiddet içerikli mafya vari dizilere müsade edin, sonra çıkın toplumsal olarak hepimize sorumluluk düşüyor diyerek utanmadan açıklamalar yapın. Bu nasıl bir paradoks.?

Meydana gelen acı vakıamızın sebebi mevcut laik rejimdir bu sistem var oldukça bu tür olaylara daha çok şahit olacağız dün Özgecan’lardı bugün ise Leyla ile Eylül kim bilir yarınların kurbanı kim olacak.?

Fabrika gibi suç işleyenleri üreten laik sistem, ne dinimize ne tarihimize nede insan fıtratına uyumludur.

Başımıza bela olmuş veya edilmiş laik sistemin sahipleri, hertürlü şeytani planları devreye sokarak, koca bir çınarın devamı olan Osmanlı hilafet sistemini yalanla, aldatmayla hile ile yıkarak bir enkaz üzere kurulduğu için devamıda kurulma aşamasında olan ilk gün gibi hile aldatma ve kandırma ile ilerler vede ilerliyor. Seçim mitinglerinde halka verdikleri fakat tutamadıkları vaadler unutulmadı..

Şu bir gerçekki bu gün genelde bütün dünya özelde ise Türkiye’de yaşanan bu ve buna benzer olayların yaşanmasının sebebi insanı hayatı ve kainatı yoktan yaratan, gücü kuvveti ve kudereti ile her şeyin üstesinden gelen Allah, insanoğlunun hem bu dünyada hemde ahirette kurtuluşana sebep olsun diye gönderdiği islam nizamının hayattan koparılmasından ve olmayışındandır.

Nitekim Rabbimiz Herkimki benim zikrimden (kur’an ve sünnet) yüz çevirirse ona sıkıntılı bir hayat olacak ve biz onu kiyamet günü kör olarak haşredeceğiz.(taha 124)

Allah subhanehu ve tealanın dini olan islam ve onun yönetim şekli hilafet hayat sahasında tatbik ve infaz görevinde iken, yer yüzü adalet, huzur, refah ve rahat bir hayat yaşanılıyordu. Bilhassa müslümanların malları, canları, evlatları, ırzıları ve arzları güven ve emniyet içinde korunuyordu.

İnsanlık onun gölgesinde yaşamayı yeğleyince, müthiş ve mükemmel bir hayat ile yaşayarak mal can endişesi ve korkusu yaşamazdı. İslam nizamının verdiği bakış açısı ile hayata bakanların arasında meydana gelen ilişkiler, hayatı yaşanılır hale getiriyordu.Toplum ve bireyleri bir birine bağlayan ölçüler şer’i hükümler olunca, Allah korkusu hayatın merkezine geçerdi. Bu bakış yaşayış ve ilişkileri sıratı mustakim üzerine hedefine götürerek huzurlu bir hayat yaşattırırdı.

İslam’ın yönetim şekli olan hilafet ve yönetim nizamı olan şeriatın 13 asır hayatta bir fiil tatbik edilmesi islam’ın akla kanaat kalbe güven fıtrata mutabık olduğu gibi kendisine tabi olanların kıymet ve değerlerine sahip çıktığı içindi. Unutmayalımki islam devletinin 13 asır gibi uzun bir zamanda hayata var olup egemen olması, müslümanların islama olan bağlılıkları ve islam nizamının tatbikinde adaleti huzuru ve refahı gözetmelerindendi.

Tekrardan hayatı yaşanılır hale getirip geleceğimizin mirası olan çocuklarımızın ve diğer değerlerimize sahip çıkmak istiyorsak bu yaşanılmış olan utanç ve kahredici olayların yaşanmaması için #İdamDeğilÇözümİslam diyoruz.

Ey iman edenler, Allah’ın Resulü sizi, kendinize hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, hemen Allah’ın ve Resulünün davetini kabul edin. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Ve siz (kiyamet gününde) onun huzurunda topla­nacaksınız.(Enfal 24)

 

Bir cevap yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN