Filistinliler yoksulluk ile ölüm arasında: İsrail’in hedefinde Gazze’nin tarım arazileri var

Gazze’de tarım arazilerine yönelik İsrail hamleleri Filistinliler için hayatı daha da zorlaştırıyor.

, 0 Yorum

Semiha Gaben için geç başlayan bir sabah yok. Gazze‘nin kuzeyindeki Beyt Lahiye’deki çiftliğinde çalışmak üzere, 45 yaşındaki 3 çocuk annesi kadın her gün sabah saat beşte uyanıyor. Semiha Gaben burada, kendisi ile beraber çalışan diğer kadınlarla beraber lahana,kabak, patates, domates gibi sebzeler ve çilek gibi bazı meyveler yetiştiriyor.

8 aileye gelir sağlıyor

Semiha ve kız kardeşi Suad’a bu tarla, 10 yıl önce hayatını kaybeden babalarından miras olarak kalmış. Semiha’nın en büyük kızı Gada 16 yaşında ve annesine tarlada yardım ediyor. Oğulları ve eşi de tarladan elde ettikleri ürünleri Beyt Lahiye‘deki pazarlarda satıyor.

Semiha’nın kız kardeşi Suad Gaben

Semiha, 7 dönümlük arazide 8 kadına iş veriyor ve onlara çiftçilikte yardım ediyor. Bu kadınların çoğu, kendi ailelerinin tek gelir kaynağı.

Günlük getirisi 6 dolar

Middle East Eye’a yaptığı açıklamada, Filistin Tarım Bakanlığı Gazze’de 66 bin çiftçi olduğunu söylemişti. Bu çiftçilerin yüzde 20’sini ise kadınlar oluşturuyor. Semiha’nın çiftliğinde çalışan kadınlar günlük 7 saatlik mesai karşılığında 6 dolar alıyor. Bu maaş Gazze’nin, çöküşün eşiğinde olan ekonomik durumunu da yansıtıyor.

İsrail’in tarlalarla savaşı

Fakat, zor koşullarda kazanılan bu düşük gelirlere oranla oldukça büyük bir risk de bulunuyor. Bu Gazzeli kadının çiftliği, Gazze’de yer alan çiftliklerin büyük bir kısmı gibi İsrail tarafından tek taraflı olarak ilan edilen tampon bölgede bulunuyor. Semiha Gaben, bu konuya ilişkin şu ifadeleri kullanıyor: “İsrail topçusunun sınırlara yaklaştığını duyduğumuzda açıkta kalıp onlar tarafından hedef alınmaktan korkuyoruz ve sesler kaybolana kadar işi bırakıyoruz. Birçok olayda havaya ateş ediyorlar. Tarlayı bırakıp evlere gidiyoruz, bu sayede hiçbirimiz yaralanmıyoruz.”

Beyt Lahiye’li Ahmed ailesine yardım ediyor

İnsan hakları gruplarına ve Filistinli yetkililere göre, Filistinli çiftçilerin İsrail güçleri tarafından hedef alınarak vurulması artık gündelik bir hal almış durumda. Filistin Tarım Bakanlığı‘nda bir yetkili olan Nizar el Vahidi Filistinli “çiftçilerin tarlalarına, İsrail güçleri tarafından hedef alınmaktan korkar vaziyette gittiğini” ifade etti.

Tarlasında sırtından vurularak öldürüldü

Bu ayın başlarında, 59 yaşındaki Filistinli bir çiftçi olan Muhammed Atta Abdulmevla, Gazze sınırı yakınlarında İsrail güçleri tarafından vurularak öldürülmüştü. Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre Abdulmevla, sınıra yakın tarlasında çalışırken sırtından vurularak öldürüldü. İsrail ordusu ise çiftçinin Gazze şeridinin güneyinde kısıtlanmış bir alana girdiğini öne sürdü.

Filistin Tarımsal Gelişim Kurumu’nun 2017 yılında yayınladığı rapora göre “İsrail işgali Gazze şeridindeki Filistinli çiftçilere yönelik oldukça büyük bir tehdit.”

Rapor, 2017 yılının yalnızca Ocak ve Şubat aylarında 63 ateş açma vakasının gerçekleştiğini ifade ediyor. Yine rapora göre bu  vakalar, iki tavuk çiftliğinin ve Şucaiyye Mahallesi’nin doğusunda yer alan 8 dönümlük tarım arazisinin tahrip olmasına ve 30 bin dolarlık maddi kayba yol açtı.

Sakat kalarak çalışamaz hale geldi

28 Kasım 2015 tarihinde, Güney Gazze’deki Refah şehrinin yakınlarında yer alan eş Şuka’da, 5 dönümlük tarım arazisinde çalışan eşine yardım eden 43 yaşındaki Filistinli kadın Nima Neccar İsrail güçleri tarafından sol bacağından vurularak yaralandı. Bacağından vurulması ve bacağının kırılması Nima’nın hayatını tamamen değiştirdi. Ameliyat olduktan sonra dört ayını yatağa bağlı geçirmek zorunda kaldı ve bir daha çalışamaz duruma geldi. Halen düzenli olarak ağrı kesici kullanmaya mecbur halde.

Bu tarla Filistinli çiftin, dört kızlarına ve iki oğullarına bakmak için tek gelir kapısı. Nima, olaya ilişkin şunları söylüyor: “2007’den beri tarlamızda eşimle birlikte çalışıyordum. Kuşatmanın başlamasından ve ekonomik durumun bozulmasından beri yanında çalışıp kendisine yardım eden çiftçilere para ödeyemez duruma geldi ve bu yüzden ben ona yardım etmeye başladım. İsrail güçleri havaya ateş açarak bizi tehdit etmeyi sürdürüyordu. Şimdi, sakatlığım nedeniyle artık eşime yardım edemiyorum.”

Elektrik kesintileri

Semiha Gaben, tarlaları sulamak için kullandığı su tanklarının İsrail ateşi sonucunda zarar görmesi nedeniyle büyük bir maddi kayıp yaşadı. Semiha, bu duruma ilişkin şu ifadeleri kullanıyor: “2 ay önce İsrail’in tarlamdaki su depolarını vurması sebebiyle maddi kayıplarla yüz yüze kaldım. Her biri 1500 litrelik iki yeni su deposu almak için 400 dolar ödedim. Bu depolar, çilek sezonu için bana gerekli. Aynı zamanda elektrik kesintilerinin külfetini de yüklenmek zorundayım. Beyt Lahiye’den gelen suyla su depolarımı doldurabilmek için gece yarısına kadar elektriğin gelmesini bekleyerek uyumuyorum.”

Semiha Gaben

Artık sürekli bir hale gelen ve günde ortalama 20 saat süren bu elektrik kesintileri, su depolarına kaynaklardan su aktarmak için gerekli olan elektrikli pompaların çalışmasına da engel oluyor ve çiftçilere zor anlar yaşatıyor. Çiftçiler Beyt Lahiye’deki su kaynaklarından evlere haftada yalnızca üç kere su verildiğini ifade ediyor.

Uzlaşı anlaşması işe yaramadı

Geçtiğimiz ay Filistin hükümeti ve Hamas Kahire’de 10 yıllık düşmanlığın ardından bir uzlaşı anlaşması imzalamıştı. Bu anlaşmanın Filistin hükümeti tarafından Gazze’ye uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasını öngördüğü ifade ediliyordu. Gazze’deki elektrik kesintilerinin bu uzlaşı sonrası bir miktarını azalacağı düşünülüyor. Ancak birçok bölge sakini, anlaşmanın ardından herhangi bir gelişme olmadığını söylüyor ve söz konusu uzlaşı anlaşması hakkında pek de umutlu değil.

Ölüm ile yoksulluk arasında

Gazze şeridinin güneyinde yer alan Abasan kasabasında, Emel el Karra komşusunun tarlasında sabah 6’dan öğlen 2’ye kadar çalışıyor. Cuma günü hariç haftanın her günü komşusuna ait buğday, arpa ve mısır tarlalarında çalışan 34 yaşındaki Filistinli anne, babası ve eşinden çiftçiliği öğrenmiş. 2014 yılında yaşanan savaşta  Gazze şeridine yönelik İsrail bombardımanında, Emel Karra’nın 40 yaşındaki eşi Mü’min, evlerinin yakınına düzenlenen saldırıda yaralanmış. Omurgasına ve sol eline şarapnel isabet etmesi sonucu tekerlekli sandalyeye bağlı kalan Mü’min, artık çiftçilik yapamaz hale gelmiş.

Emel el Karra

Emel, tarlada İsrail tarafından vurulma riskinin farkında ancak aylık 250 dolara yakın kazanabildiği parayla üç çocuğuna ve sakat eşine bakmak durumda olduğu için işine devam etmek zorunda. 8 saatlik çalışmanın ardından evine geri dönüp ailesinin ihtiyaçlarını gideren Emel el Karra şöyle söylüyor: “İsraillilerin bizleri vurmasından korkmuyorum. Geçtiğimiz Ocak, burada beraber çalıştığım iki çiftçi İsrail ateşinde yaralandı.”

İsrail tarım arazilerine kimyasal püskürtüyor

Filistinli çiftçilere ve insan hakları gruplarına göre, İsrail güçleri bölgede alçaktan uçan hava araçları vasıtasıyla Filistinli çiftçilerin tarım arazilerine otları kurutan zehirli ilaçlar püskürtüyor. Emel el Karra bu durumla ilgili şunu söylüyor: “İşimi seviyorum. Beni enerjiyle dolduruyor. Fakat işgalci İsrail tarafından tarım arazilerine püskürtülen ve birçok ekinin yanmasına yol açan öldürücü kimyasallar gibi bazı zorluklarla karşılaşıyorum. Ertesi gün ölü bitkileri sökmek için tarlaya geri gidiyoruz.”

Gazzeli bir çiftçi kadın

7 Mart’ta Filistin Tarım Bakanlığı, İsrail’i kasıtlı olarak Filistinlilerin tarım alanlarına zarar vermekle suçlamış, ve bu uygulamaları sona erdirmek için insan hakları örgütlerine çağrı yapmıştı. Bir bakanlık yetkilisi olan Vail Sabit yaptığı açıklamada “hangi kimyasalların kullanıldığının net olmadığını ve İsrail’in bu uygulamayı rastgele yapmasının Filistinli çiftçilerin bu duruma karşı önlem almasına engel olduğunu” ifade etmişti.

Kimyasallar sağlık sorunlarına yol açıyor

Bakanlık yetkililerinden Nizar el Vahidi, İsrail’in bu amaçla kullandığı kimyasalların sınır hattındaki Filistinli sivillerde sağlık sorunlarına da yol açtığını ifade ediyor. Şikayetler arasında solunum problemleri, bulantı, ağır cilt sorunları ve bağırsak hastalıkları bulunuyor.

İsrailli insan hakları örgütü “Gisha”, “İsrail savunma Bakanlığı’nın İsrail elindeki topraklara rutin güvenlik aktivitesi olarak kimyasal ot öldürücüler püskürttüğünü iddia ettiğini” açıklamıştı. Buna göre İsrail Savunma Bakanlığı sınır hattında Filistinlilerin İsrail’in kontrolündeki topraklara geçmemesi için otları yok etmek amacıyla bu zehirli kimyasalları bölgeye püskürtüyor.

Cuhur el Dîk’te bir tarla

Gazze şehrinin güneydoğusundaki Cuhur el Dîk’te çiftçilik yapan Hatice Asfur, İsrail’in tarım arazisine zehirli kimyasallar püskürtmesinin ardından 9 gündür işine gidemedi. Hatice Asfuri, tarladaki tüm ekinlerin zehirli kimyasallardan zarar gördüğünü ifade etti. Gazze’ye inşaat malzemelerinin girişindeki kısıtlama nedeniyle 57 yaşındaki bir inşaatçı olan eşi Beşir işsiz durumda. Bu nedenle tarımla uğraşan 50 yaşındaki Hatice Asfur, günlük 7 dolarlık kazancıyla ailesinin tek gelir kaynağı. Ödeyecek birçok faturası, üniversiteye giden iki kızı ve doğumundan beri fiziksel engelli olan bir kızı daha bulunan Hatice tüm aileye tek başına bakmak zorunda.

Son sektör tarım bitmek üzere

Tarım Çalışma Komiteleri Birliği temsilcilerinden Saadeddin Ziyade, “2007 yılından beri İsrail ablukası altında olan bölgeye gerekli tarım araçlarının girmesinin engellenmesi sebebiyle, İkinci İntifada’dan bu yana Filistin topraklarında tarım sektörünün derin bir kriz içerisinde olduğunu” belirtiyor. Ziyade, duruma ilişkin şunları söylüyor: “1970’lerin ve 1980’lerin ortalarında tarım sektörü Filistin’de gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 30’unu teşkil ediyordu. Birçok kişi tarımda istihdam ediliyordu.”  Ancak İsrail’in ablukası nedeniyle Gazze için bu derece önemli olan tarım sektörü de krize girmiş durumda. Bölgenin artık neredeyse son ekonomik faaliyeti olan tarım da biterse bölgede krizin dayanılmaz hale geleceği düşünülüyor.

Gazze çöküşün eşiğinde

Zorlu ve meydan okuyucu şartlara rağmen, ciddi bir kısmı kadın olan çiftçiler duruma karşı mücadeleye devam ediyor. İsrail’in bitmek bilmeyen saldırıları, ölme ve sakat kalma riski ve tarlalara püskürtülen zehirli kimyasallar, Filistinlilerin tek neredeyse tek geçim kaynağı haline gelen tarım arazilerini tehlikeli hale getirse de, Gazzeli sivillerin bu tarlalarda çiftçilik yapmaktan başka bir şansı yok.

Kaynak: Mepa News

 

Bir cevap yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN