İSLAM TOPLUMU’NUN FİKRİ EROZYONA UĞRAMASI VE BIRAKTIĞI ENKAZ

, 0 Yorum

İslam davası, taşındığı her zaman ve mekanda inkar edenler tarafından daima saldırılara uğramış reddedilmiş ve hayat sahasında tatbiki kabul edilmemiştir. Ancak onca saldırı tuzak ve entrikalara rağmen yeryüzündeki hakimiyetini tek devlet tek ümmet şuuruyla onüç asır boyunca islam akidesine bağlı kalarak sürdürmüşlerdir. Bu uzun soluklu yolculuk bir çok medeniyeti ve toplumları islam fikriyle tanıştırmış, tatbik ettiği islam ahkamıyla adaletine hayran bırakmış ve gönülleri feth etmiştir. Dünya toplumlarının gıpta ile baktığı önünde korkuyla eğildiği islam devleti kendi toplumunun ihtiyaç duyduğu herşeyi Allah subhanehu ve tealanın koyduğu nizamın dışına çıkmadan tebasının dünya ve ahiret hayatını göz önünde bulundurarak karşılamıştır. İslam devleti iç siyasette olduğu gibi dünya siyasetine de en etkili şekilde yön veren ve gündemi belirleyen bir yapıya sahipti . Buna örnek olarak sultan süleymanın fransa’da başlatılan bir dans gösterisini , İslam ve tebasının ahlaki değerlerine zarar verecek endişesiyle yasaklaması gibi dünya siyasetinde etkin bir rolü vardı. Sahip olduğu akidesi (islam) a göre hareket eden islam devleti ideolojik bir devletti. Dolayısıyla diğer dünya devletleri ingiltere, fıransa,amerika,almanya gibi ülkeler ya tabii yada uydu devlet konumunda idiler.

Bu gibi batı devletlerinin osmanlı hilafet devletinin karşısında boyun eğmeleri el pençe durmaları,tamamen islam fikrinin güçlü, kuşatıcı hayatta çıkan ve çıkacak olan sorunlara çözüm üretmesi sorunları ortadan kaldırması ve kendi toplumunu ayrıştırmadan bir bütün olarak görmesi ve bir bütün halinde hareket ettirmesi en büyük etkendir. İslamın yetiştirdiği toplumlar her çağa ışık tutmuş karanlıkları aydınlatmış ve peyagamber s.a.v min mirasını (islam davasını)bütün cihana taşımak için çok ciddi gayretler sarf etmişlerdir. Fakat 1700’lü yılların başında batı fikirilerinin saldırılarına maruz kalan islam toplumu, içtihad kapılarının kapalı olmasıyla birlikte fikir üretemiyor karşılaştığı sorunlara aydın çözümler koyamıyor ve git gide fikri erozyona doğru yol alıyordu. Kafirlerin bu saldırıları malesef 3 mart 1924 de osmanlı hilafet devletinin parçalanması ve islam ahkamının tatbik makamı olan hilafetin ilga edilmesi ile birlikte kafirlerin hedeflerine ulaşmasına neden oldu. Fikren erozyona uğrayan müslümanlar bu durum karşısında hiç birşey yapamamış Korku, baskı,ölüm cezaları ve asimile politikaları ile laik ve demokratik nizam müslümanlara zorla dayatılmıştı. Adaletin terazisi kırılmış müslümanlar başsız (halifesiz) bırakılmış ve Allah azze ve cellenin insanlar üzerindeki tasarruf hakkı gasp edilmişti. O günden bu yana müslümanlar batı fikrine ve küfür sistemine mahkum edilerek, her fırsatta batı hadaratı empoze edilmiştir. İkibinli yıllara geldiğimizde batı hadaratını yaşamakta batıyı dahi sollayan onlara benzemek için adeta birbirleriyle yarışan bir toplumu en nihayetinde inşaa ettiklerini malesef görüyoruz. bu inşaa sürecinde kafirlerin emeği olduğu gibi satılık hain liderlerinde emeği küçümsenecek cinsten değildir. Malesef o liderler cumhuriyet tarihinden beri batıya hizmet etmiş, onlara sadakatte kusur etmemişlerdir. Gayeleri müslümanların maslahatı olmayan bu karton liderler, batının islam beldelerindeki iş yürütücüleri olarak görevlerine devam etmektedirler. Bu liderlerin ihanetini alanen gösteren bir çok vakıa mevcuttur. hangi ihanetlerinden başlasam bilemiyorum saymakla bitmez ama hepimizin malumu olan bir kaç örnek vereceğim.

Bu liderler müslüman oldukları halde müslümanları kafirin sistemi olan laiklik (dinsizlik) ile yönetiyor olmaları!!

Dünyanın her tarafında müslümanlar katledilirken,güç ve kuvvet sahibi oldukları halde harekete geçmemeleri!!

Allah subhanehu ve tealanın mubarek kıldığı aksa topraklarının islam işbirliği teşkilatının (iit) kararıyla gasıp yahudi varlığına bayram havası edası ile vermeleri!!

Kendi tebalarını haram bataklığına sokmaları,ahlaki değerlerini ayaklar altına almaları, ve en şiddetli şekliyle ekonomik olarak sömürmeleri, halkın maddi manevi ve fikri olarak fakirleştirlmesi olmazsa olmaz eylemleri arasında yer alıyor olması!!

‘Hakimiyet milletin olamaz O hak Allaha aittir’ diyen müslümanların şiddete baş vurmadıkları sadece fikirlerini beyan ettiklerinden ötürü yıllarca hapse mahkum edilmeleri yine bu hain ve batı uşağı karton liderlerin elleriyle gerçekleşmektedir.

Onların ihanet içinde olduğu bir gerçektir!! peki biz toplum olarak bu ihanette bizimde payımız varmı diye hiç düşündükmü? hiç sorguladıkmı? yada hiç dert edindikmi ? zulme sessiz kalan dilsiz şeytandır hadisi şerifini de hatırlayalım..

Maalesef Bu üç soruyuda kendimize sorma zahmetinde hiç bulunmadık. Düşünmedik ,çünkü bizi akletmeye sevk eden araştırma ve sorgulama mekanizmamızı yıktılar, toplumları allahın rızasına uygun olarak inşa eden islami fikirlerimizi batı fikirleriyle değiştirdiler, gurur duyduğumuz islam tarihimizi en iğrenç iftiralarla kirletip yerine necis kokuşmuş batı fikirlerini süsleyip önümüze servis ettiler. Fikirlerimiz erozyona uğrayınca onurumuzu haysiyetimizi (dinimizi) yaşam tarzımızı enkazın altında bıraktılar. Ve en kötüsüde biz hep zulme rıza gösterdik sessiz kaldık. Özümüzden islamdan kopardılar,toplumun muhammed asv mı ve ashabını örnek almaları gerekirken beynamazları laik düzenin bekçileri demokratları örnek almaya başladılar. Hiç bir yöneticiyi muhasebe edemez oldular. Taassub ehli oldular sustular, korktular  dünyaya hakim idiler kabuklarına hapsoldular. Allahın cc kendilerinden istediği kulluğu unuttular ahireti hatırlamaz oldular, zamanlarını dünyaya ayırdılar dünyayıda yaşayamaz oldular. Resullulaha asv sevdalı olduklarını söylüyorlar ama onun yaptığı hiç birşeyi yapmaz oldular . peygamber asv ve ashabının r.a Taşıdığı davayı taşımıyor, bir müminin yaşaması gerektiği gibi yaşamıyorlar ama onların cennetine talip oluyorlar. dünyaya hükmeden makamdan dünyaya mahkum olan bir makama düçar oldular. Allaha iman eden müslümanların durumu bumu olmalı? kendimize zilleti yakıştırmadığımız halde izzet için çalışmaktan bizi alıkoyan nedir? Artık dirilmenin vaktidir artık islamın hakimiyeti için çalışmanın vaktidir.

Zira vakit geç olmadan hala nefes alabiliyorken , o nefesin hakkını vermek için yola çıkmamız farzdır. Allahı cc razı etmekten başka çaremizde yoktur. Tekrar eski tarihimizi yeniden canlandırmak,izzet ve şerefimizi düştüğü yerden kaldırmak ,kafirlerin düzenini alaşağı etmek ve yerine ikinci raşıdi hilafet devletini kurmak için çalışalım. zira erozyona uğramış fikirlerimizin göçüğü altında kalan onurumuzu(dinimizi)ancak bu yapı ila ikame edebiliriz. Aksi halde bu zilleti biznasılki yaşıyorsak dahada kötüsünü nesillerimiz yaşamak zorunda kalacaktır.

Ey şerefli müslümanlar filizlenin,yaşayan cesetler olmaktan vazgeçin kabuklarınızı çatlatın kavrulan bu toprakları islam şahsiyetine bürünen bedenlerinizin gölgeleriyle serinletin.

 Çalışanlar ancak bunun gibi bir iş için çalışsınlar. Saffat suresi 61 ayet

Bir Cevap Yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN