Kitleler Çözüm Odaklı, Devletler Sonuç Odaklı Hareket Ederler

, 0 Yorum

İslam’ın yönetim şekli olan hilafetin hayat sahasından kaldırılması ile  müslümanlar bin bir türlü olaylara ve musibetlere maruz kaldılar. Hilafetin varlığı ile yaşayan müslümanlar izzetli onurlu ve şerefli bir hayat sürdürmekteydiler.İslam tarihi insaflı bir bakış ile tetkik edildiğinde, müslümanlar   izzetli ve onurlu bir hayat yaşadıklarını görecektir. İslam ümmetine güçlü ve onurlu bir hayat yaşattıran ise islam’ın hükümlerine olan bağlılığın bir neticesi idi. Bu hal  ve durum islam’ın hüküm ve hikmetleri hayatlarında hakim olup, sorunlarını çözmekte hakem olarak devam ettikçe  vaziyetleri bu şekilde  devam etti. Taki sömürgeci kafir batının  hile ve tuzakları ile, islam ümmetinin kalkanı  hilefet ortadan kaldırana kadar.

Hilafeti yürürlükten  kaldıran sömürgeci zihniyet, müslümanlara hayatı yaşatmaz hale getirdi. Hilafet var iken  yapmak isteyipte yapamadıklarını, onun yokluğu ile bütün şer planlarını uygulamaya koydular.İslam’i beldeleri işgal ederek yer altı ve yer üstü servetlerini  sömürdü, kukla ve zalim yöneticilerin eli  ile hayatı karanlık bir zindana çevirdi. Gözü kara olan bu hain yöneticiler, sömürgeci kafirlerin zulmünü Müslümanlara unutturacak  şekilde hareket ettiler. Her türlü maddi ve manevi değerlerimize saldırdılar. Alimlerimizi katlettiler, camilerimizi ahırlara çevirdiler, mushafımıza hakaret ettiler, ezanlarımızı türkçeye çevirdiler,   aydınlarımızı sörgüne zorladılar, bir çoklarınıda zindanlara hapsederek bedenlerini çürüttüler. Hülasa Müslümanlara ‘cehennemi’ yaşattırarak hertürlü münkeri uyguladılar ve uyguluyorlar..

Bütün bu olup biten münkerlere karşı Müslümanlar, yaşadığı bozuk vakıayı değiştirmek için bir çok kitleleşme hareketlerini başlattılar. Ne varki bu hareketler vakıayı dakik bir inceleme ile ele alamadıkları için yaptıkları çalışmalar ile Müslümanlara köklü ve kalıcı çözümler sunamadılar. Ceht gayret ve  çalışmaları  münkeri ortadan kaldıracak türden  olmadığı için, maruz kalınan zulüm ve münker aynı cinsten devam etti. Zira köklü çözümler vakıayı dakik bir incelemeden geçer… Teşhis ve tespit doğru olunca, çözüme gitmek kolaylaşacak… Nitekim bu kitleler vakıayı konu yapacaklarına onu kaynak yaparak, nasları vakıaya uyarladılar. Oysa  yapılması gereken, vakıayı  konu olarak ele alıp,  inandığımız  fikirlerimiz ile vakıamızı değiştirme çalışmasına gidilmekti.

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında islam’a ve Müslümanlara yapılan zalimce uygulamalar Kur’an yasağını beraberinde getirdi. Bu problem kur’anı okuma ve okutturma adı altında Süleymancılar hareketini,  komünist fikirlerin yayılması ilede Nur hareketi,  laik sistemin tatbiki ile toplumda meydana gelen fikri ve ahlaki bozulmayı değiştirmeye  dönük ise, Islah ve davet çalışmaları meydana çıkmıştır. Afganistan Çeçenistan ve kutsal beldemiz olan Filistin’de lanetlenmiş yahudi kavminin yerleştirilmesi ve onu oradan söküp atmak için, cihadi hareketler meydana çıkmıştır….Ve Suriye _? Oysa Müslümanların başına gelen bu acı vakıalar hilafetin kaldırıldığı tarihten sonra meydana geldiğini tespit edip hilafetin kuruluşu için fikri ve siyasi bir çalışma ile hareket etmiş  olsaydılar süreç ve sonuç bugün farklı olurdu.?

Müslümanları kalkındırmak için teşebbüste bulunan cemai çalışmaların çıkış ve sonuçlarna bakıldığı zaman,  kayda değer işler yapmadığı gürülecektir. Mısır’da kurulan İhvan, Cezayirde FIS hareketi, Pakistan bölgesinde  Cemaati İslamiye ve bunlar ile aynı kaynağı paylaşan Filistin Türkiye ve daha birçok islamı beldelerdeki çalışmalar istedikleri başarıyı gerçekleştiremediler. Hatta Müslümanları sosyal ve siyasal alanda,  dahada gerilere gütürdüler.

Kutsal Filistin topraklarının azad olması için yapılan bunca çalışma ve emekler hiç bir fayda sağlamadı.  Yapılması gerektiği halde yapamadıkları işlerden dolayı Filistin topraklarında, milyonlarca Müslümanın gözü önünde, doğu kudüs ve batı kudüs  ikiye ayrılarak  asrın ihaneti  işlendi. Lakin bu çalışmalar bu ihaneti engelleyecek kayda değer bir girişimleri bile olmadı…. Afganistan Çeçenistan ve Suriye’deki cihadi hareketlerin akibeti tam bir fiyasko oldu.. Hatta sömürgeci kafirler işgal ve sömürü alanlarını korumak için, dolaylı yollar ve kişiler üzerinde, bu hareketlere silah ve maddi destekler sunarak başka bir sömürgeci gücü def ettiler. Sovyet Rusya’yı Afganıstan’dan çıkaran silahlar ABD menşei silahlardı.? Kafkas bölgesinde Rusya’nın kabusu olan hareket dolaylı destekler ile savaşıyordu…Keza Suriye sahasında savaşan bazı hareketlerin   basiretsizliği ve yöneticilerin ihaneti ile, ümmetin kıyamı kirlendi  ve kırıldı.. Dolayısıyla vakıa ABD ve esed lehine sonuçlandı..

Bir asırdır sömürgeci kafirler İslam ümmetinin toprakları ve servetleri üzerinde ganimet kapma savaşında ve çatışmasında  meydana getirdikleri zulüm ve cürümler arşı titrettirecek türdendir. Nitekim Çin’in Doğu Türkistan’daki yaptığı katliam, Abd ve İngiliz çatışmasında kalan Yemen, Hindu müşriklerin  Burmada yaptıkları vahşet tarihte işlenmemiş türdendir, Fransız’ların Afrika’da yaptığı katliam ve baskı Abd nin Irak ve Afganıstan’daki katliamları ve daha nice…_? Kafirlerin yaptığı bunca saldırı ve katliamlara karşı Cemai hareketler  çözüm noktasında malesef münkeri ortadan kaldıracak maruf ile hareket edemediler.Yaptıkları maddi yardımlar ile, Müslümanların maruz kaldığı zulmü ve cürümü def edemedi. Zira yapılan çalışma ve yardımlar ile Müslümanların  başına gelen bunca musibet ve belaları def etmeye yeterli değildi.  Çünkü kafirlerin ve zalim yöneticilerin yaptığı katliam ve zulüm devletsel bir adım ile yapılan zulümdü.

İslam ümmetine yapılan bunca sıkıntı, musibet, bela ve katliamlara karşı  kitle ve cemaatler Müslümanları Vahdet ile hareket etmelerine çağırmaktır. Vahdet demek birlik ve  birlikte hareket etmek demektir. Yoksa her şeyi aynı biçimde düşünmek aynını yapmak demek değil. Cemai çalışmalar İslam’i beldelerde kafirlerin işgallerine karşı  Müslümanları vahdete çağırmaları, yöneticilerin kafirlerle olan dostluk ve  ittifaklarına karşı en şiddetli bir şekilde muhasebe etmeleri, sömürgeci kafirler ile yapılan her türlü siyasi ekonomi ve askeri anlaşmaların bozulması için yöneticilere baskı yapmaları, ezilen, zulüm gören, açlığa ve yokluğa  mahkum bırakılan Müslüman kardeşlerimizin yardımına, devlet imkanlarını harekete geçirecek çözümleri ve çalışmaları sunmaları, İslam’ın siyasi, askeri, ekonomi, ictimai, eğitim  ve yargısını hayata icra edecek hilafet sisteminin önemini anlatmaları kaçınılmazdır.

Aynı zamanda  cemai çalışmalar mevcut devlet ve iktıdarların yaptığı ateşli açıklamalarına kanmamaları, kendilerine açılan  sınırlı ve kısıtlı alanların açılması ile siyaseten yapılan bir hesabın kazanımı olduğunun farkında olmaları gerek.? Devletlerin ve iktidarın  Filistin Suriye ve diğer İslam’i beldelerde yaptığı  yardımlar ve açıklamalar Müslümanları aldatmak, yanıltmak birikmiş ve taşma aşamasına gelmiş  öfkelerini minimize etme siyaseti olduğunu unutmamaları gerek… İktidarda farkındadırki Filistin ve diğer beldelerdeki vahim durum, hayır hasenat yardımları  ile çözülmez.

Bir devlet ve iktidarın yapacağı iş hayır hasenat işi değil, yapılması gereken iş devlet imkanlarını harekete geçirerek sonuç alıcı işlerin gerçekleşmesini sağlamaktır. Kutsal belde Filistin topraklarının yahudi  pisliğinden temizlenmesi  için, ancak ve ancak orduların harekete geçmesi ile mümkündür. Aksi çabalar geçici veya aldatıcı işleridir.

Kitle ve cemai çalışmaların azmi gayreti ve çabası, olmuş ve olabilecek vakıalar ile alakalı, fikri ve siyasi çözümler ve uyarılar ile Müslümanları bilinçlendirmeleri, aynı zamanda  Irak, Afganistan, Filistin, Suriye, Somali, Sudan,  Yemen,  Burma vb. beldelerde meydana gelen olayların çözümü için,  İslam’ın bütün hükümlerini tatbik edecek olan hilafet devletinin varlığı ile mümkün olduğunu, Müslümanlara anlatmaları ve kamuoyu ile paylaşmaları gerek.?

İşte o gün müminlerde Allah’ın nusreti ile sevinecekler.Allah dilediğine yardım eder. O mutlak güç ve hikmet sahibidir, çok merhamet edendir. (Rum.4-5)

Bir cevap yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN