Laik Sistem İslam’ın ve Müslümanların Düşmanıdır Ondan Uzak Durun

, 0 Yorum

Kurulduğu ilk günden günümüze kadar kafirleri dost, müslümanlara  düşman nazarı ile bakan mevcut seküler sistem, kendi bekası için her türlü zulmü ve katliamı bu topraklarda gerçekleştirmiştir.Varlığını kabul ettirmek ve kendisine boyun eğdirmek için, şeytani planlarını devreye sokarak müslümanlar üzerinde unutulması çok zor olan bir iz bırakmıştır…Uzun ömürlü olmanın yolu müslümların kabulünden geçtiğini bilen laik sistem, kendini bu topraklarda var etmek için kuruluşuna şahit olan ilk nesli, ya yok etmiş ya baş eğdirmiş yada başını kesmiştir.

Varlığını ölüm, idam, sörgün, işkence, ceza evi, zulüm yada bu günkü gibi müslümanları temsil eden islami cemaatlere, aba altında sopa göstermek ile tehdit eden ecnebi sistem, belliki islama ve müslümanlara olan düşmanca tavrı hala ilk günkü gibi devam ediyor. Zaten İslam’a ve biz müslümanlara olan düşmanca tutumu hiç değişmemişti var olduğu müddetçede değişmiyecek. Zira bu laik sistemin sicili bir hayli kirlidir ve karanlıktır. Kuruluşu ve ilerleyişinde müslüman halk üzerinde uyguladığı demir yumruk siyaseti, zihinlerde ve kalplerde derin yaralar ve etkiler bırakmıştır.

Son 16 senedir iktidar olan akp ve başkanı Erdoğan’ın kemalist cenah gibi, islama ve müslümanlara laik tavrını net ortaya koyamaması, İslam’ın bazı şiarlarını savunuyormuş gibi gürünmesi, bazı müslümanlar nezdinde, bu hükümet ve lideri savunulması ve desteklenir anlayışını doğurdu. Unutulmaması gerekir ki, bu kesim müslümanlar üzerinde meydana gelen bu durum, İslam’a ve onun yaşayışına olan özlemin işaretidir. Yoksa ne akp’dendir nede başındaki liderden.

Nitekim bu anlayış ile yaşayan müslümanlarda meydana gelen değişimin nedeni 1980-90 ve 2000 li yıllara kadar. Laik jakoben kemalist zihniyetin ülkede estirdiği sert politikaların müslümanlara ceremesi ağır bedeller ödetmesindendir. Akp ile gelen yumuşama devrini yakalayan halk, kemalistlerden çektiğini birdaha yaşamaması için, Akp ve Erdoğanı destekler durmunu doğurdu. Abd, İngiliz nüfüsunu devlet kurumlarında etkisiz hale getirmek için, halkın desteğini kazanmanın  Türkiye iktidarında muktedir olmanın etkisini fark ederek ,destekleyip başa getirdiği bütün adamları halkın inancına tarihine ve duygularına uyumlu kişiler getirmiştir. En son Erdoğan ile devletin kurumlarında ve gündeminde gerçekleştirmeye çalıştığı değişim, sadece parlamenter laik sistemin temellerini atan İngiliz siyasetini tasfiye etmemiş, aynı zamanda laik sistem nezdinde, potansiyel tehlike olarak görünen müslümanların büyük bir kısmınıda, laik sisteme neredeyse barışık hale getirmiştir.

97 sene İngiliz parlamenter sistemi ile, müslümanlara hayatı yaşatmaz hale getiren laik sistem ve sahipleri, şimdi ise America başkanlık sistemi ile bir o kadar yıl daha varlığını, köklü bir medeniyete beşiklik etmiş olan bu topraklarda sürdürme hesabını gütmektedir. Şu bir gerçek-ki her iki sistemin varlığı ve işleyişinde, müslümanlara yapılacak muamelede hiç bir fark ve değişim olmayacak, biri kafir İngiliz zihniyetinden çıkmış bir sistem, diğeride İslam beldelerini menfaati için kan gölüne çeviren azılı kafir Abd ye ait olan başkanlık sistemidir. Sistemin başındaki yöneticilerin müslüman olmaları, laik sistemi meşru yapmaz.Ne acıdır-ki muslumanlar, sistemin başındaki şahislara kanarak istemeyerekte olsa bu düşman sistemin ömrünü uzatmış oldular. Oysa hiç bir sistem şahisların fikirleri ile yönetilmez. Sistem kanun ve yasalar ile yönetilir.

Kafir batının icadı olan laiklik ve demokrasinın tatbik edildiği ülkelerde kan, göz yaşı, sömörü, terör, anarşi, kriz, kaos, kumar, fuhuş, faiz vb durumları meydana getirmiştir. Bu sistemin varlığı tam bir felaket! Sadece İslam’ın ve müslümanların düşmanı değil, aynı zamanda insanlığında düşmanı. Zira uygulaması insan fıtratına aykırı ilişkiler doğurmuştur erkeği erkek ile kadını kadınla oynaşmayı ve bunu doğal bir şeymiş gibi meydana getirerek kanun ve yasalarla korumuştur.

Bu laik sistem 13 asırdan fazla kardeşçe yaşanmış ümmet bilincini yok ederek, müslümanlar arasına milliyetçilik ve vatancılığı yerleştirip kardeşi kardeşe düşman yapmıştır.Asıl davamız İslam ve onun yönetim şekli olan hilafet yerine, kavmiyetçi ve menfaat eksenli davalar ile  müslümanları senelerce birbirine kırdırmış vede avutmuştur. Laik kanun ve yasaların işleyişi ile meydana gelen zarar, ziyan, felaket ve faciları anlatmakla bitiremeyiz… Fakat şu bir gerçek-ki kafir batı, geçmişi karanlıkı olan laik sistemi müslümanlara kabul ettirmek veya barışık içinde yaşattırmak için, envai şer planlarını uygulayarak sicili bozuk geleceğide her an ifsat eden bu ecnebi sistemi, müslüman görünümlü şahısların eli ile, yeni bir elbise giydirip müslümanlara pazarlayarak ömrüne ömür katmaktadır.. Nitekim gerçekleştirmeye çalıştıkları şeyide başardılar. Zira en son seçimlerde bir takım cemaat liderleri, oy kullanma noktasında desteklerini açık bir şekilde kamoyuna deklare ederek bu tezimizi teyid ettiler..

Nasıl olurda! kusurları bu kadar ayyukaya çıkmış bir sistemin belirlediği yasalara göre hareket eden partileri destekleriz? Nasıl olurda! Demokrasiyi desteklemiyoruz, fakat menfaatlerimizin( Vakıf dernek kurs vb.) devamı için laik partilere oy kullanırsınız ve adres gösterirsiniz.? Veya ahveni-şer kaidesini, haramlığı bariz bir şekilde belli olan bir alanda,bu kaideye sığınarak sistemin var olmanın teminatini üstlerine alan partileri desteklersiniz.?

Size ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsunuz? (Kalem 36)

Unutmayalımki laik sistem nezdinde dinimiz İslam, ismimiz müslüman, yaşayışımızı şer’i hükümler belirlediği müddetçe, düşmanca tavrı farklı bir uygulama ile ortaya çıkacaktır.Eskiden sopayla, dipçik ile tehdit ederdi. Şimdi ise imalı açıklamalar ile operasyon cezaevi vs. ile tehditler savuruyor.

Sünnetüllah gereği hak ile batıl kıyamete kadar bir birleri ile mücadele ederler. Ne hak batılın üstün olmasını ister nede batıl hakkın egemenliğini ister. Hak ve hakikat İslam, hilafet ve şeriattir.Batıl ise laiklik, cumhuriyet ve demokrasidir.Biz muslumanlar hak ve hakikat olan, İslam hilafet ve şeriat’ın yanında ve safında olmamız lazım.

İslamın göçlü kuvvetli ve etkili fikirleri ile, batıl olan laiklik, cumhuriyet ve demokrasiye karşı olmamız, hakkın batıla egemen olması için, batılın ürünü olan laik sistem ve onun nizamı olan demokrasi ile mücadele ederek, islamın ve onu n yönetim şekli olan hilafetin kurulmasına her muslumanın destek vermesi kaçınılmazdır.

Hak ile batıl bu kadar ayan beyan ortada iken, bazı kimselerin laik ve demokrat sistem ve başındaki yöneticileri desteklemesi muntesiplerini onlara yönlendirmeleri tam bir fiyaskodur. Bilesinizki İslamımızı yok etmeye çalışan, alimlerimizi idam eden, bir çoklarını zindanlarda çürüten, sürgüne gönderen, camilerimizi ahırlara çeviren, hayat rehberimız kur’an ve sünneti yasaklatan, ezanlarımızı türkçe okutturan, dinimizin şiarlarıyla alay eden, askeri darbeler ile her an tepemize binen, televizyon ekranlarında filim, dizi ve programlar üzerinde her turlü ahlaksızlığı, tacizi, tecavüzü, aldatmayı, ihaneti, şiddeti ve dünyevi bir menfaat için namusunu satan anlayışı normalmış gibi yansıtan, batının ahlak dışı hayatını ve geleceğini özene bözene veren, ağır vergi zulmu ile halkını sömüren vede bunlara musade eden, hem islami hemde insan fıtratına aykırı olan bu sistemi, şahislardan tutarak nasıl tevessul edersiniz? Bu tutum aklen abes, şer’en haram, siyaseten yanlıştır?

Sanırım bu anlayışı taşıyanlarda, İslamın bir hayat ve siyasi bir din olduğunu, dinimizin hayata egemen olması için, muayyen bir metoda sahip olduğu ve bu metodun sınırlarını belli edilerek bağlanılırsa nihai hedefe ulaşılacağını ya fark etmediler yada anlayamadılar. Yoksa niye hem karada ve denizde fesad çıkarıp düzen bozan, bu laik sistemin içinde siyaset eden partilere tevessül etsinlerki?

İslamın kendisine aid Siyasi, iktisadi, ictimai, eğitim, sağlık, askeri, tarım, ziraat, iç ve dış işlerini yönetip idare edecek müthiş ve mükemmel çözümleri mevcuttur. Bunların yürürlüğe girmesi ise dinimizin yönetim şekli olan hilafetin varlığı ile mümkündür. Haydin o zaman hilafetin kurulması için çalışanlar ile ya çalışın, ya destek verin, yada hilafetin kurulmasının önündeki engel olan laik sistem ve partilerden uzak durun?

Şüphesiz ki bunda aklı olan veya hazır bulunup kulak verenler için bir öğüt vardır.(Kaf 37)

 

 

Bir cevap yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN