MAZLUMDER, ‘28 Şubat Mahkumları Derhal Serbest Bırakılsın!’ Çağrısını Yineledi

MAZLUMDER, 28 Şubat sürecinde yargının vermiş olduğu kararlar sonucunda 18 ila 25 yıldır cezaevinde yatmakta olan ve hakları ihlal edilen mahpuslar adına ‘28 Şubat Mahpuslarına Özgürlük’ başlığıyla bir basın toplantısı düzenledi

, 0 Yorum

MAZLUMDER28 Şubat sürecinde ve öncesinde brifingli yargının vermiş olduğu kararlar neticesinde 18ila 25 yıldır cezaevinde yatmakta olan ve hakları ihlal edilen mahpuslar adına “28 Şubat Mahpuslarına Özgürlük” başlığıyla bir basın toplantısı düzenledi.

İslâmi kimliklerinden dolayı, hâlâ cezaevinde bulunan mahkûmların ailelerinin de konuşmacı olarak katıldığı basın toplantısında bu mahkûmların yeniden adil bir şekilde yargılanabilmesi talebi dillendirildi. Köklü Değişim Medya ve bazı STK’ların da destek verdiği basın toplantısı MAZLUMDER Ankara Şubesi’nde yapıldı.

Köklü Değişim Medya Facebook sayfası üzerinden canlı yayınlanan basın toplantısı;

MAZLUMDER Ankara Şube Başkanı Abdurrahman ÜNLÜ’nün kısa giriş konuşması ile başladı. Ünlü’nün, mağduriyetleri dile getirecek olan 28 Şubat sürecinin mağdurlarının yakınlarını tanıtmasının ardından mikrofonu Sivas Davası sanıklarından Cafer Tayyar SOYKÖK’ün oğlu Feyzullah SOYKÖKaldı.

 

MAZLUMDER’e teşekkürle başladığı konuşmasına Soykök, babası cezaevine girdiğinde 5 yaşında olduğunu ifade ederek devam etti. Feyzullah SOYKÖK, babasının ve arkadaşlarının ilk olarak “Yürüyüş Kanununa muhalefet”ten az bir ceza aldıklarını fakat Yargıtay’ın bu cezayı az bularak bozduğunu, ardından da idam cezası verildiğini ve bu cezanın da ağırlaştırılmış müebbete çevrildiğini söyledi.

Daha sonra Hizb-ut Tahrir davasından cezaevinde bulunan ve 15 yıllık hapis cezasına mahkûm edilen Yılmaz ÇELİK’in oğlu Sefa ÇELİK kendisinin ve ailesinin yaşadığı mağduriyetleri anlattı. Verilen haksız-hukuksuz tutuklama ve mahkûmiyet kararları sebebiyle babasız bir çocukluk geçirdiğini söyleyen Sefa ÇELİK, babasının son tutuklanmasının ise düğününden bir hafta önce vuku bulduğunu ifade etti. Babaannesi, dedesi ve annesinin de üzüntüden rahatsızlandıklarını dile getiren Çelik, bu kararların alınmasında dahli bulunan, imza atan polisinden hâkimine hemen hemen tüm unsurların şuan “FETÖ” üyesi oldukları iddiasıyla cezaevinde ya da firari olduklarını söyledi. Sefa ÇELİK, bu mağduriyetlerin artık sona ermesi ve cezaevindeki Müslüman tutsakların tekrar yargılanarak bu haksızlıkların bir an önce bitmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Sefa ÇELİK’in ardından, Hizb-ut Tahrir üyelerinin ailelerini temsilen Müzeyyen SEVİNÇ söz aldı. Sevinç, “28 Şubat zihniyetinin mağdur ettiği ailelerdenim.” diyerek başladığı sözlerine şöyle devam etti:

“2000 yılı itibariyle mütemadiyen meşhur Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin “Hilâfet Devleti’ni kurduktan sonra Hıristiyan âlemine savaş açacaklar, dolayısıyla terör örgütü üyesidirler” mealindeki içtihat kararı ile Hizb-ut Tahrir davaları kapsamında tutuklanan, 4 defa girdiği cezaevi sürecini 6 ayrı cezaevinde tamamlayan, bu akıl almaz içtihat kararı gereği iki ayrı dosyadan ayrı ayrı terör örgütü üyeliği cezası alıp bu cezayı yatan Kurtuluş Sevinç’in eşiyim.

Burada yakın zamanda Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin onayarak 105 kişi hakkında toplam 660 yıl ceza yağdırdığı Hizb-ut Tahrir üyelerinin ailelerini temsilen bulunuyorum. Görüldüğü üzere ceza dairelerinin uygulamalarında herhangi bir değişiklik söz konusu değil. Hiçbir şiddet olayına karışmamış, sadece rablerini razı etmek için dinlerine sarılan bu insanlar maalesef militan demokrasinin hedefi olmuşlar, uydurma gerekçelerle 7,5 yıldan başlayan cezalara maruz bırakılmışlardır.

28 Şubat süreci Müslümanlara çok çektirdi ve halen çektirmektedir. Bu süreç artık sona ermelidir.

MAZLUMDER’e uzun süredir 28 Şubat süreci mağdurlarına dair göstermekte olduğu duyarlılıktan dolayı teşekkür ediyorum, Allah razı olsun. Bu girişimlerinin hayırlı sonuçlar vermesini temenni ediyorum.

Yetkililer bir an önce fiili adımlar atmalı ve bu zulme son vermelidir.

Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor:

“Mazlumun bedduasından sakının, çünkü Allah ile mazlum arasında perde yoktur.”

Bu şubat, son 28 Şubat olsun!”

İBDA-C davasından 8 senelik hapis cezasının ardından “az yattığı” gerekçesiyle geçtiğimiz günlerde tekrar tutuklanıp cezaevine gönderilen Sebahattin ARSLAN’ın annesi Kıymet ARSLAN da, oğlunun cezaevinden çıkmasının ardından tekrar yakalanırım endişesiyle 12 yıl firari yaşadığını, bayramlarda bile baba evine gelemediğini söyledi. Geçen günlerde tekrar tutuklandığını ifade ederek “Cumhurbaşkanı’ndan bir vatandaş olarak değil, bir anne olarak rica ediyorum, yalvarıyorum bu zulmü bitirin artık” şeklinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Adalet Bakanı’na çağrıda bulundu.

Abdurrahman ÜNLÜ’nün Sebahattin ARSLAN’ın arkadaşlarına söylediği, “Hakkınızı helal edin. Gebe eşim ve hasta çocuğum ümmete emanet” sözlerini ifade etmesiyle duygusal anların yaşandığı basın toplantısı MAZLUMDER’in basın açıklamasının okunmasıyla sona erdi.

MAZLUMDER Basın Açıklamasının Tam Metni:

28 ŞUBAT NE ZAMAN SON BULACAK

Yedinci haftasında Şubelerimizle, bu talebimize destek veren bütün kişi ve kurumlarla “28 Şubat Mahkumları Serbest Bırakılsın” demeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz hafta başta Bolu Cezaevi olmak üzere Diyarbakır, Batman ve Sivas Cezaevlerinin önünde hemen her çevreden geniş bir katılımla dillendirdiğimiz bu talebimiz Maalesef bu güne kadar somut bir karşılık bulmadı.

Tek bir kanun maddesi ile çözülebilecek bir meselenin akıl ve vicdan sınırlarını zorlayacak derecede ihmal edilmesi, çelişki üstüne çelişki üreten yargının günahlarının görmezden gelinmesi, hayatı çalınan insanların ve ailelerinin yaşadıklarına duyarsızlık bu kadar açıkken artık bu konuda ne diyeceğimizi bilemez durumdayız.

28 Şubat’a darbe, yargılamalara brifingli yargılamalar dedikten sonra bu yargılamalar neticesinde verilen siyasi kararlara meşru kararlar muamelesi yapmak çelişkiden öte bir anlam ifade etmemektedir. Açıktır ki infazlar tamamlandıktan sonra gelecek bir yeniden yargılama düzenlemesinin ya da iade-i itibarın 30 Yılını cezaevinde geçiren insanlar açısından hiçbir şey ifade etmeyecektir. Çocukları babasız, anneleri evlatsız bırakan bu sorunun hemen şimdi çözülmesi gerekmektedir. Mazlumder ve katkı veren Sivil Toplum Kuruluşları olarak bıkmadan ve usanmadan,

28 Şubat Siyasi Kararları iptal edilsin!

28 Şubat Mahkumları derhal serbest bırakılsın! Talebimizi tekrar ediyoruz.

Bir cevap yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN