Müslümanlara Bayram Öncesi Yargı Zulmü

Hizb-ut Tahrir üyesi, 5 çocuk babası Ali Rıza Türkdemir Kurban Bayramı arifesinde kesinleşmiş 7,5 yıllık hapis cezasını çekmek üzere cezaevine gönderildi.

, 0 Yorum

“Paralel” Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin devamı olan Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 105 Hizb-ut Tahrirli hakkında onanan 660 yıllık hapis cezasının muhatapları arasında bulunan ve aranması olan Ali Rıza TÜRKDEMİR, Kurban Bayramı arifesinde tutuklandı.

Konya’nın sevilen simalarından Ali Rıza TÜRKDEMİR, aktif İslâmi davet çalışmaları yapıyordu. Bir dönem Köklü Değişim Medya Konya Temsilciliği görevinde de bulunan Türkdemir, evli ve 5 çocuk babasıdır.

Hizb-ut Tahrir’e zulüm bitmek bilmiyor

Hizb-ut Tahrir davaları, Türkiye yargı tarihinde verilen en hukuksuz kararlardan biridir. Ürdün’de kurulduğu 1953 senesinden ve Türkiye’de çalışmaya başladığı 60’lı yıllardan bu yana herhangi bir maddi/silahlı eyleme bulaşmamış, bilakis böylesi bir çalışmayı fikri-siyasi metoduna aykırı görmüş bir kitle hakkında verilen hapis kararları Türk hukuk tarihine kara bir leke olarak geçecek cinsten.

Özel Yetkili Mahkemelerin kapanmasının ardından Hizb-ut Tahrir hakkında hukuksuz içtihat kararı veren şaibeli “paralel” 9. Ceza Dairesi’nin de görevi değişti. Hâkim ve savcılarının tamamı ya tutuklandı ya da firari konuma düştü ama aldıkları içtihat kararları ve verdikleri cezalar, AK Parti’nin yoğun çabaları sonucu oluşturulan 16. Ceza Dairesi heyeti eliyle hâlâ tatbik ediliyor. Dolayısıyla mahkemelerin isimleri, dosyalara bakan hâkim ve savcılar değişse de devletin Müslümanlara yönelik ‘düşman ceza hukuku’ hiç değişmiyor.

Bugün “terör örgütü üyeliği” ile suçlanan hâkimlerin verdiği 7,5 yıllık cezayı yatmak için tutuklanan nice Hizb-ut Tahrir üyesi gibi Ali Rıza TÜRKDEMİR de yargıdaki hukuksuzluğun faturasını haksız bir şekilde ödeyecek maalesef…

Müslümanların ve STK’ların 28 Şubat mağduriyetinin bitirilmesi beklentisi içinde çağrı yaptıkları bir süreçte, Hizb-ut Tahrir üyelerine yeni davaların açılması, geçmiş yıllarda görülen davaların bir oldu-bittiyle peş peşe onanması suretiyle yüzlerce yıllık cezaların verilmesi ve muhlis dava erlerinin bu onamalardan sonra birbiri ardınca tutuklanarak cezaevlerine konulması, üstelik bu tutuklamalar yapılırken de ne Ramazan ayının, ne de bayramların ihtiramının gözetilmemesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin adalet mekanizmasının geldiği noktayı gözler önüne sermektedir.

Türkiye’de Müslümanların taleplerine kayıtsız kalması, onları görmezden gelmesi hatta özellikle 28 Şubat mağdurları ve Hizb-ut Tahrir gibi İslâmi hassasiyet sahibi dava adamlarına düşman ceza hukukunun işletilmesini reva görmesi Hükümet’in, seçim sathı mahallinde meydanlarda, miting alanlarında haykırdığı ve hatta partisinin isminde yer verdiği “adalet”in nasıl heder edildiğinin en açık ispatı maalesef.

Dolayısıyla Köklü Değişim Medya olarak; muhlis dava erlerinin tutuklanması vesilesiyle Müslümanlara yapılan yargı zulmünün sonlandırılması gerektiği çağrımızı yineliyor ve özellikle 20-25 yıllık 28 Şubat mağduriyetleri devam ederken yeni 28 Şubatlara kapı aralayacak kararların, tutuklamaların önüne geçilmesi noktasında etki ve yetki sahiplerini harekete geçmeye çağırıyoruz.

Köklüdeğişim

Bir cevap yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN