REEL POLİTİK VE REALİTE

, 0 Yorum

Kafa karıştıran kelimeler, halkın idrak etmekte zorluk çektiği ecnebi lügatin kelamları ile yerine oturmamış kavramların oluşturduğu kaosun egemenliğinde yürütülen siyasetin hafifliği, artık minareyi çalanı kılıf hazırlama derdinden kurtarıyor. Halkın olası muhalefeti ile allak bullak olmasından korkulan kaygan zemin üzerine bina edilmiş siyasi arenanın pistinde arz-ı endam eden Roma’nın şövalyeleri, zaten dönmekte zorluk çeken nizamın çarklarına ivme kazandırmak ve dayatılan mevcut müesses nizamın bekası için zikr edilmesinden imtina ettikleri kelimelerin tahtına şimdilerde ucube kelimeleri oturtuyor. Klasik “Kral öldü, yaşasın yeni kral” repliği namluya sürülmüş bir mermi gibi her an ağızlarında atışa hazır. Güneş arenayı iyiden iyiye kızdırırken, kapalı tribünde kaptıkları deri koltuklu gölgelerden, açık tribünde beton zemine oturmuş ve tepesinden akan terin sırtını ıslattığı halka dönerek “Reel politik” nidaları ile kaleme aldıkları makaleleri ardı ardına döşeyip ” Krallar gelir geçer, mukaddesatımız garbın parlak taşlarıyla bezenmiş tahtın muhafaza ettiği küfrün saltanatının bekasıdır” fikrini alenen dile getirememenin ezikliği ile sahneledikleri şaklabanlık, kibirli kişiliklerini ve menfaate düşkün karakterlerini nasıl da resmediyor.

Onlara “Android Ajanlar” diyorum. Sinirleri alınarak hissiyatları yok edilmiş, batıdan hükmedilen her politika değişikliği ile otomatik güncellenen, tükürdüklerini yalamakta mahir, bu dünyadaki rahat hayatlarını Cennet sanıp, mevcut müesses batıl nizamı muhafaza etmek için ellerinden geleni ardına koymayan etten kemikten müteşekkil robotlar. Yazıyorlar, çiziyorlar, ölçüp biçiyorlar canı çıkasıcalar!

Sosyal medyada rast geldim onlardan birine. Sinirlerini aldırarak fikri felce uğramış bu şahsın adını zikr edip de zaten yazdıklarımdan haya ederek neredeyse isyana kalkışacak kalem ve kağıdımı daha fazla tahrik etmek istemiyorum. Barzani’nin referandumu sonrası bölgedeki Arapların da referanduma gidecekleri haberine sinirlenmiş olacak ki basmış zılgıtı. Ben de cevaben “Ümmeti bir arada tutan İslam’dır, Hilafet’tir. İşte bu referandumlar batıl Demokrasi’nin meyveleridir. Ne acı meyve!” dedim. İyiden iye sinirlenip karşılığında şunları yazmıştı; “Allah rızası için ezberle gelmeyin, Barzani’nin referandumu neyse Hilafet arzusu da o zira bunlar reelde karşılığı olmayan şeyler. Üfürmeyelim” Hilafet arzusu bir hayal ise bu neyin korkusudur ey cahiller?

İşte bahsettiğim “Reel Politik” savunucularına en bariz örnek. Mevcut vakıaya teslim olmuş, esareti öyle benimsemişki, kafesinin kapısını açsan zindanını terketmekten korkan, öt deyince öten, sus deyince susan, yemi ve suyu önünde, artık işe yaramayan kanatlarını çokça çalıştırdığı gagası ile temizleyip kafeste oradan oraya zıplayan, fikri ithal, duygusu ithal, adı yerli oyuncak bir kuş. Bahsettiğim bunlara sadece bir örnek. Bunlar medyadaki sihirbazlar. Bir de sihirbaz ruhani lidercikleri olanları var bunların. Onlar da mevcut nizamın zor zamanların da ortaya çıkıp “Bu bir Hak-Batıl savaşıdır”diyerek halkı kandırıp batıla entegre eden illüzyonistler. Musa a.s.’dan bugüne “Sihirbazlar tağutların bastonudur”

Mevcut vakıa karşısında hükmedilen batıla boyun eğip, tatlı hayatlarından vazgeçemeyen ve bu hayatı sürdürebilmek için dayatılan batıl nizamı ayakta tutmak adına hakikati gizleyenlerin uydurduğu bahaneye; Reel politik diyoruz.

Hatırlayınız! Trump, Selman ve Sisi bir büyücü küresine ellerine koyarak poz vermişti. Ardından açıklamlar da bulunup “Aşırılıkla mücadele edeceğiz” demişlerdi. Bugün Selman’ın veliahd prensi ise şu açıklamada bulundu ; “Yüzümümüzü Ilımlı İslam’a dönüyoruz” Buyurun size reel politik. İşte şebekenin önde gelenleri. Yalnız o kürenin başında verilen pozun içinde olmayan, nice mahir stratejik ortaklar da mevcut. Aşırılıktan kasıt; İslam Nizamı’nın ta kendisidir. Allah ona rahmet etsin Timurtaş Hoca’nın dediği gibi ; “İlk laik: Şeytan’dır. Yaradanı kabul etti ama hükmüne boyun eğmeyip, ben senden daha iyi hüküm/kanun koyarım diyerek isyan etti”   Şeytan, Allah s.v.t. ‘nın emri ile Adem’e secde etmedi ve bugün Adem’in çocuklarını kendine secde ettiriyor.

Buraya kadar anlattıklarım; münkerin maskesi Reel politiktir. Peki Realite nedir ? Dilimizdeki karşılığı gerçek olan kelimenin siyasete yansımasını İslam’ın ilk yillarına dönerek anlatalım. Hicret emri gelmiş, Rasulullah s.a.v. , Ebubekir-i Sıddık r.a. ile İslam Devleti’ni kurmak ve selameti tüm dünyaya hakim kılmak için Medine yollarına düşmüştü. Mekke, onları yakalayıp öldürene yüz kızıl deve vaad ediyordu. Mekke’nin en iyi izcilerinden Süraka bin Malik hemen yola koyuldu ve onlara ulaştı lakin ne zaman hamle yapmak istese atının ayakları yere gömülüyordu. Süraka bir şeyleri hissediyordu ama yüz kızıl deve gözlerine perde indirmişti. Raulullah s.a.v. , arkadaşı Ebubekir r.a. dönüp “Üzülme ALLAH bizimledir” dedi. Başarılı olamayacağını anlayan Süraka “Dua et de atımım ayakları gömüldüğü yerden kurtulsun sizi takip etmeyeceğime söz veriyorum” dedi. Süraka’nın atı kurtuldu ve Süraka dönüp gideceği vakit Rasulullah s.a.v. : “Ey Süraka! Seni, kollarında Kisra’nın bileziklerini ve belinde kemerini kuşanmış olarak görüyorum” dedi. Henüz ordusu ve devleti olmayan birinin zamanın süper gücü, kralların kralı Kisra bin Hürmüz’ün hazinelerini vaad etmesine şaşıran Süraka, sağına baktı, soluna baktı, mevcut reel politik putunun terazisinde aklında deveran eden cümleleri tarttı ve bir anlam veremedi. Yıllar sonra Halife Ömer r.a. Pers İmparatorluğunu yerlebir edip Kisra’nın hazinelerini ganimet olarak aldığında, vaad edilen realite gerçekleşmiş ve Kisra’nın bileziklerini kollarında, kemerini ise belinde gören Süraka ağlamaya başlamıştı.

İŞTE REALİTE ! Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu : “Ey ashabım bir gün gelecek Konstantinniyye (İstanbul) ve Roma fethedilecek” Ashab sordu; “Ey Allah’ın Rasulü hangisi önce fethedilecek ?” Efendimiz “Önce İstanbul, sonra Roma” dedi. Korktunuz değil mi realiteden ? Efendilerinizin başkentinde aşırılık dediğiniz İslam’ın, Rasullah s.a.v.’in sancağının dalgalanacak olması mevcut reel politik putunuzu paramparça etti değil mi ? İstanbul’u fethedenlerin Tekbir sesleri Roma’dan yankılanacak hazır mısınız?

Boşuna uğraşmayın ! Makyajladığınız münker, Ümmetin bünyesinde her daim alerjik reaksiyon gösterecek ve vücut kendisinden olmayanı kıyamete kadar kabul etmeyecektir. Siz yeni kelimeler icad edip inkara ; sekülerizm , ihanete; reel politik diyerek patinaja devam edeceksiniz .Tanımlanmaktan çekinilen ve geldiğinden beri iğreti saltanatında korku ile kendini gizleyen, eleştirilmesi gelen her iktidarın zorba politikaları ile koruma altına alınmış yaslandığınız batıl akide sarsılıyor değil mi?

Vel hasıl-ı kelam :

Yelkovana asılsan, akrebi bağlasan nafile

Kurulmuş İlahi zemberek

Yürüyecek ordular kafile kafile

Devrimdir O asil sancak şu alçak devrimlere

Bir Cevap Yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN