Salih Mirzabeyoğlu’nun Beyin Ölümü Gerçekleşti

Beyin kanaması nedeniyle hastaneye kaldırılan ve bir süredir tedavi gören Salih Mirzabeyoğlu hayatını kaybetti.

, 0 Yorum

Beyin kanaması nedeniyle hastaneye kaldırılan ve bir süredir tedavi gören Salih Mirzabeyoğlu hayatını kaybetti.

Köklü Değişim Medya olarak merhuma Allah’tan rahmet, yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyoruz.

Dün Ameliyata Alınmıştı

Yalova Devlet Hastanesi’ne dün gece gelerek “Kendimi iyi hissetmiyorum” diyen Salih Mirzabeyoğlu, beyin kanaması geçirdiği belirlenerek, acilen ameliyata alınmıştı. Ameliyat sonrası yoğun bakıma alınan Mirzabeyoğlu’nun sağlık durumunun iyi olduğu belirtilmişti.

28 Şubat Döneminde Yargılanmıştı

Gerçek adı Salih İzzet Erdiş olan Salih Mirzabeyoğlu, 28 Şubat döneminde “Anayasal düzeni silah zoru ile değiştirmeye teşebbüs etmek” suçlamasıyla İBDA-C davasında yargılanmış, müebbet hapis cezası nedeniyle 16 yıl cezaevinde kaldıktan sonra yeniden yargılanıp beraat etmişti.

Salih Mirzabeyoğlu Kimdir?

Salih Mirzabeyoğlu, 10 Mayıs 1950 tarihinde Erzincan’da doğdu. Eskişehir’de Fatih İlkokulu (1962), Mehmetçik Ortaokulu’nu (1965) bitirdi (1968). Yazı ve şiirleri lise yıllarında Babıali’de Sabah gazetesinde yayınlanmaya başladı (1965). 1968 yılında Atatürk Lisesi’ni bitirdi. 15 yaşında Necip Fazıl Kısakürek ile karşılaştı.

Mirzabeyoğlu’nun ismi 1970′ lerde duyulmaya başlandı. İslami gençlik hareketlerinden biri olan Akıncıların kurucusuydu. Derneğin politikalarının savunulduğu Gölge ve Akıncı Güç gibi dergileri çıkarttı. Necip Fazıl Kısakürek onun kaleminden çok etkilenmiş, ”Benim 40 senedir aradığım ses buydu” demişti.

İlk Defa Mirzabeyoğlu Soyadını Orada Kullandı

1975 yılında gölge adlı dergi çıkarttı ve ilk defa Mirzabeyoğlu soyadını orada kullandı. Akıncı Güç (1979) adlı dergi çıkarttı. Necip Fazıl Kısakürek yönetimindeki Büyük Doğu-Rapor (1979-80) dergisinde yazılar yazdı. 1991 yılında Amerika’nın Irak’a saldırmasıyla oluşan dönemin siyasi atmosferi içerisinde tutuklandı.

28 Şubat askeri darbesiyle döneminde bir gün çocuğunu okula götürürken 1998’de gözaltına alındı. Hakkındaki suçlama sonrasında yasadışı İBDA-C örgütüne liderlik yaptığı gerekçesiyle tutuklandı. Savunmasında kendisini bir teorisyen olarak bıçak yapan birine benzetti. İsteyen et keser, isteyen o bıçağı başka amaçlarla kullanır demişti.

2001 yılında idamla yargılandı, idam cezası kaldırılınca ömür boyu hapse çarptırıldı. 23 Temmuz 2014 tarihinde talebini kabule değer gören İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla tahliye edilmişti.

Bir cevap yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN