Tahran Bildirisini Kim Hazırladı?

İran’da düzenlenen üçlü zirvenin müzakere kısmı, teamüllerin aksine basına açık gerçekleştirilken, ekranlara yansıyan “ateşkes” ibaresinin metne koyulması pazarlığı sırasında Putin’in “metinde muğlak ifadeler var ancak bildiri çok dikkatli bir şekilde yazıldığı için değiştirilmesin” ifadesi, metni “Astana Üçlüsü” dışında bir tarafın mı yazdığı sorularını akıllara getirdi.

, 0 Yorum

Suriye rejimi ülkede muhaliflerin elindeki son bölge olan İdlib’in almak için hazırlanırken, Suriye’de nüfuzu bulunan üç ülkenin liderleri İran’ın başkenti Tahran’da buluştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rus lider Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani arasındaki üçlü zirve televizyonlardan da canlı yayınlandı.

Liderler, zirvede alınan kararlarla ilgili 12 maddelik bir bildiri hazırladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, deklarasyonun İdlib ile ilgili olan üçüncü maddesine “ateşkes” ifadesinin de eklenmesini talep etti. İdlib’e yapılacak bir saldırının felaketle sonuçlanacağını belirten Erdoğan, “Bugün burada bir ateşkes ilanı yapabilirsek inanıyorum ki bu zirvenin en önemli adımlarından bir olacaktır ve sivilleri rahatlatacaktır” dedi.

Putin: “Metinde Muğlak İfadeler Var Ancak Bildiri Çok Dikkatli Bir Şekilde Yazıldığı İçin Değiştirilmesin”

Ancak Putin bu öneriye “Gerçek şu ki, bugün bu masada silahlı muhalefetin temsilcileri yer almıyor. Dahası, Nusra Cephesi, IŞİD ve Suriye ordusunun temsilcileri de yok. Türkiye Cumhurbaşkanı genel olarak haklı. Evet iyi olurdu. Ama biz onların adına konuşamayız. Ve daha da önemlisi Nusra Cephesi ve IŞİD teröristlerinin insansız hava araçları ve bombalar kullanmayı bırakacağı konusunda da konuşamayız” itirazını getirdi.

Putin ayrıca metindeki bazı ifadelerin muğlak olduğunu kabul etti ancak bildiri çok dikkatli bir şekilde yazıldığı için değiştirilmemesi yönünde görüş bildirdi.

Putin’in çok dikkatli bir şekilde yazıldığı için değiştirilmemesi yönünde görüş bildirmesi, Erdoğan’ın ise “ateşkes” ibaresinin koyulmasını istemesi, ortak hazırlandığı söylenen metni, Astana Üçlüsü’nden bağımsız bir tarafın mı yazdığı sorularını akla getirdi. Putin’in hem Erdoğan’a hak verip, hem de metne müdahale edilmemesini istemesi, şüpheleri iyiden iye artırdı. Putin’in kullandığı ifadeler ve masadaki tavırları, metni yazan perde arkasındaki tarafın sözcüsü olduğunu hissettirdi. Metne müdahale edilmeyecekse, müzakere kısmı neden yapılıyor sorusu da akıllarda yerini aldı.

Zirveye ait bir başka bilgi de canlı yayından Rusya ve Türkiye taraflarının haberinin olmamasıydı.

Ayrıca 2. maddede geçen “Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğine saygı gösterilmesi” ibaresi ile “Astana Üçlüsü”nün resmen Esed rejimini tanıdığı beyan  edilmiş oldu. İdlib’in de rejim tarafından işgali sonrası, Türkiye’nin Esed yönetimini muhatab alacağı, altına imza attığı ortak bildiri ile belgelenmiş oldu.

Metin içinde sıralanan ve mücadele edilecek örgütlerin içinde PKK/PYD’nin yer almaması, perde arkasında metni hazırlayan tarafın ABD olduğunu akıllara getiriyor.

Liderlerin sırayla görüşlerini dile getirdiği zirvede, Ruhani de Suriye’nin ‘militanları tüm ülkeden çıkarıp atmaya devam edeceğini’ söyleyip, “Askeri operasyonlar sizlere zarar vermemeli” açıklamasında bulundu.

30 Eylül 2015’ten itibaren aktif olarak Esed relimine askeri destek veren Rusya’nın lideri Putin ise “Suriye’nin yüzde 95’i teröristlerden kurtarıldı” dedi ve “Suriye hükümetinin topraklarının tamamı üzerinde kontrolü yeniden ele geçirmesi gerekiyor. Suriyelilerin kendilerinin ve ülkelerinin geleceğine karar vermeleri için gereken tüm koşullar oluşmuş durumdadır.” görüşünü dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Türkiye’nin 3,5 milyonu aşkın Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaptığına dikkat çekti:

10 binlerce sivil bombardımanlarda can verirken, gidecek başka yerleri kalmadığı için milyonlarcası bizim topraklarımıza sığınacaktır. Türkiye, mülteci ağırlama kapasitesini zaten doldurmuştur. Türkiye, özellikle Suriye’nin siyasi, coğrafi ve sosyal bütünlüğü gerçek anlamda sağlanana kadar bölgedeki varlığını korumakta kararlıdır” diye konuştu.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani de bildirinin kabul edildiğini söyleyerek, toplantıyı kapattı.

Kaynak: Köklü Değişim

Bir cevap yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN