TÜRKİYE’NİN SUÇ KARNESİ

, 0 Yorum

Bir toplumda huzurun tesis edilebilmesi ve onun daimi olmasını sağlamak için sahih bir adaletin tatbik edilmesi kaçınılmazdır. Adaletin hakim olmadığı bir toplumda huzur,güven ve emniyetten bahsetmek yada var olduğunu savunmak akıl tutulmasıdır. Günümüz toplumları adaletin tam anlamıyla ne olduğunu bilmediği gibi nasıl bir adalet istediklerinide malesef bilemiyorlar. içi boşaltılmış bir adalet anlayışı malesef topluma ciddi anlamda tahakküm etmiş vaziyettedir. Fakat bir gerçek varki toplumlar gerçek olan adaleti hasretle beklemekte ve onun elbet birgün tecelli edeceği konusunda umutlarını yitirmemektedirler.

Şimdi adaletin hükmetmediği bu dünyada, türkiyenin yakın tarihi ve günümüz de suç oranlarının ne reddeye geldiğini siz kıymetli okuyucularımla paylaşacağım. Bilinmektedirki türkiyede suç oranları son bir asrın en zirvesini yaşamakta ve bu suçların önüne bir türlü geçilemediği gibi günden güne arttığınada şahit olmaktayız. Cinayet ,tecavüz, hırsızlık ,gasp ,dolandırıcılık, sahtecilik,rüşvet ve inancı kötüye kullanma gibi buna benzer bir çok suç ve cürümün işlendiğini bilmekteyiz. Can güvencemiz, nesil güvencemiz ,mal güvencemiz ve en önemlisi akıl sağlığı güvencemiz malesef üzülerek söylüyorum ki yok. Yukarıda belirttiğim suç halleri ve toplumda mum ile aradığımız güvencelerimizi maddeler halinde açıklamaya çalışacağım.Çok eskiye gitmenin gereği yok sadece Türkiyenin son 15 yılına baktığımızda nasıl bir suç faturasıyla karşılaşacağımızı muhakkak göreceğiz.

Cinayet ve can güvenliği vakalarında 41 ülke arasında türkiye 13. Sırada yer alıyor. Türkiye istatistik kurumunun (tüik) verilerine göre 2016 raporuna göre Türkiye’de kasten adam öldürmeyle ilgili 17 bin 856 dosya açıldı. Bir başka ifadeyle Türkiye’de her gün en az 48 tane kasten adam öldürmeden dava açılıyor. Açılan dosyadaki sanıkların yaş dağılımına bakıldığında, 492 tanesi 12-15 yaş, bin 145’i ise 15-18 yaş aralığında. Bir başka ifadeyle bin 637’si 18 yaş altı. Katil olarak işlem görenlerin cinsiyet dağılımına baktığımızda ise bin 704’nün kadın olduğu ortaya çıkıyor. 705’i ise yabancı uyruklu. Bir yıl içinde 18 bin insan öldürülüyor ise buna tek kelime ile facia denir . buda bir insanın can eminiyetinin olmadığına dair en büyük kanıttır .

Suç oranlarını azaltmak ve bitirmek için suça teşvik eden unsurların imha edilmesi gerekir.

ENAM 151..De ki: Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin de onların da rızkını biz veriyoruz. Kötülüklerin açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Haksız yere Allah’ın haram kıldığı cana kıymayın. Düşünesiniz diye Allah size bunları emretti.

Tecavüz ve nesil tehlikesivakalarında ise Sadece 2002-2008 arası 62 bin kadına kayıtlara geçen tecavüz olayı yaşanırken, Adalet Bakanlığı’na göre katledilen kadınların sayısı son 7 yılda yüzde bin 400 yükseldi. 2002 yılı kayıtlarına 66 olarak geçen kadın katliamı sayısı, 2007 yılında 1011 olarak saptandı. İnsan Hakları Derneği’nin derlediği verilere göre ise Türkiye’de her 2 saatte 1 kadın tecavüze uğruyor veya erkek şiddetine maruz kalıyor. Eğitim Sen, 2016-2017 Eğitim-Öğretim Yıl Sonu Eğitimde Cinsiyetçilik Raporunda “Türkiye’de AKP’nin iktidarda olduğu 2002’den bu yana 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yaptı. 15 yaşın altında cinsel istismara uğrayarak doğum yapan çocuk sayısı ise 15 bin 937 olarak kayıtlara geçti. Tüm bu verilere karşın hükümet, çocuklara yönelik istismarı önleyecek tedbirleri almamıştır.” Tespiti yapıldı. Bu raporlara Istanbul küçükçemece kanuni sultan süleyman eğitim ve araştırma hastanesinde son bir yılda gerçekleşen vakalar dahil değidir.

Hastaneye 1 Ocak 2017- 9 Mayıs 2017 tarihleri arasında gelen 115 çocuğa ilişkin kayıtlar incelendi.Kayıtlara göre, hamile oldukları tespit edilen 115 çocuktan 77’sinin 15 yaşın üstünde, 38 çocuğun ise 15 yaşından önce hamile kaldıkları anlaşıldı.15 yaşın altındaki hamileliklerde rıza aranmaksızın ‘çocuğun cinsel istismarı kapsamında olduğu’ belirtilen 12 Haziran 2017 tarihli tutanak Sosyal Hizmet Uzmanı Ş.İ.N.ve Psikolog I.Ö. tarafından imza altına alındı. Özel hastane veya klinikleri varın sizler hesap edin . Dindar nesil yetiştirecez diyenler bu verileri alıp gözlerine soksunlar. Suriye den türkiyeye sığınmacı olarak gelen müslüman kardeşlerine sığınan emani arrahman bacımız tecavüz edildikten sonra   çocuğu ile başlarının ezilerek öldürülmeleri de malesef bunlardan bir tanesi olarak kayıtlara geçti. En acısı ise bu aşşağılık davranışlarda bulunan gözü dönmüş katil ve ırz düşmanları hak ettikleri cezaları almadıkları gibi iyi hal indiriminden faydalanarak ceza indirimlerinden bile nasipleniyorlar.şimdi sormak lazım altmışa yakın resmi genel evinin devlet tarafından çalıştırılmasına göz yummak ile bu tabloya göz yummak aynı şey değilmidir ? Fuhşiyata ruhsat veren bir devletten tecavüz, taciz ve çocuk istismarı olaylarına çözüm sunmasını beklemek yada çözüm getireceğine inanmak kişinin ruh sağlığının bozuk olduğuna işaret değilmidir?

Laik ve demokratik düzenlere mahkum edilen müslümanların bu acı verici tabloya rastlaması gayet doğal . zira küfür düzenleri toplumları küfre sevk etmek için kafirler tarfından tasarlanmış en tehlikeli tuzaktır.

FURKAN 68..Yine onlar ki, Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarmazlar, Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan günahı(nın cezasını) bulur.

Hırsızlık gasp ve mal güvencesi vakalarına baktığımız zaman ,işlenen suçlar o kadar çokki türkiye istatistik kutumu (tüik) in bu konuda verilerine rastlamak ne yazıkki mümkün değil . o kadar çok suç işleniyorki zannımca hırsızlık o işlenen suçların yanında suç sayılamayacak kadar hafif görünüyor. Halbuki sadece herkesin oturduğu kendi semtinde bir gün içinde şahit olduğu yada duyduğu hırsızlık oranı basite alınmayacak kadar çoktur. Hırsızlık vakasında topluma en kötü örneği malesef devlet yetkilileri sergilemekte ve birbirleriyle adeta yarışmaktalar . onlar için, halk tarafından seçilen mütevazi diplomalı soyguncular diyebilirsiniz . zira devlet hazinesinin yıllık gelirinin % 80 gibi bir oranı halktan aldıkları usülsüz ağır vergilerle karşılamaktalar. Devleti hırsız olan toplum yoksulluk sınırı altında yaşarsa eğer hırsızlık yapan halkın teşvik ediciside azmettiriciside devletin bizzat kendisidir diğer suçlarda olduğu gibi.

MAİDE 38.. Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık Allah’dan bir ceza olarak ellerini kesin. Allah daima üstündür, hikmet sahibidir.

Akıl sağlığının düşmanı uyuşturucu bu konu ile ilgi içişleri bakanı süleyman soylu geçtiğimiz günlerde uyuşturucuyla mücadelenin kararlılıkla süreceğini belirterek, “Uyuşturucu satıcısını gören güvenlik görevlisi ne yaparsa yapsın sorumluluk bana ait.” dedi. Aslında bakan soylunun bu açıklaması ne caydırıcı nede uyuşturucu ile mücadelede konusunda samimi olmadığını doğal olarak göstermiş oluyor. Zira devlet kurumu olan tekelin ürettiği içki devlet güvencesi ile satılmakta her sokağın başında bir bayisi bulunmakta bayii ye verilen ruhsat o bayi nin rahat ve güvenli bir şekilde alkol satmasına müsade etmekte . bakan soylunun bu sert çıkışı toplumu düşündüğündenmi yoksa ruhsatsız çalışmalarındanmı kaynaklanıyor . madem uyuşturucuya karşısınız o zaman kapatın uyuşturucu fabrikalarını samimiyetinizi görelim .

MAİDE 90..Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.

Herbir vakaya allah subhanehu we tealanın emirlerini delil olarak getirdiğimiz zaman bizim nasıl yaşamamız ve olaylara nasıl bakmamız gerektiğinide öğrenmiş oluyoruz dolayısıyla ölçümüz onun emir ve nehiyleri olmalıdır.

Kıymetli müslümanlar malesef durum tamda okuduğunuz gibi cereyan etmekte malesef gün geçtikçe bu resmi veriler olumsuz yönde değişmektedir. Bunca akıl alıcı rakamlar söz konusu iken adalet huzur ve refahtan bahsetmek çok yersiz ve saçma olur. Laiklik ve demokrasi denilen şeytan işi düzenlerin doğurduğu bu gayri islami ve gayri insani cürümler toplumu işgal etmiş zehirlemiş sarıp sarmalamış durumda. Bu pisliklerden kurtulmak bu suçları bitirmek bir güven ortamı tesis etmek mümkündür. alternatif çözümler herzaman vardır bu problemin çözümü ise hiç şüphe yokki islamdır. bu yaşanılanların tamamı islamdan yoksun olmamızdan başka birşey değildir . sahibimiz ve vardan yok edenimizin bize gönderdiği din haşa eksikmi ki laiklik ve demokrasiden hak talep edip medet umuyorsunuz. Yada resul asv mın örnekliği haşa olmuyormuda bu laik parti ve avanelerine bakıp yol alıyorsunuz . kılavuzu karga olanın burnu güzel kokuya hasret kalır .

Bu rahatsız olduğumuz bataklığın kuruması için çalışmak zorundayız hakkın yanında batılın karşısında saf tutmalıyız .bu düzeni yeryüzünden silecek ve yerine allahın ahkamını tatbik edecek olan hilafet için kolları sıvamalıyız. içine düştüğümüz bu bataklık bizi yok etmeden allahın ipine sarılalım ve Allah tan a.c yardım dileyelim ki hem dünyada hem ahirette inşaalah kurtulanlardan olalım . aksi takdirde her iki tarafıda kaybetmemizi isteyenler fazlasıyla var. ve bizler bu durma kati surette müsade etmeyeceğiz.

Ey iman edenler! Eğer siz Allâh’a yardım ederseniz (O nun dini için çalışırsanız ) O da size yardım eder; ayaklarınızı sâbit kılar!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN