Yeni Akit: İslamî Tebliğe Yargı Zulmü

Yeni Akit Gazetesi, Hizb-ut Tahrir ve üyelerine yönelik olarak uygulanan yargı zulmünü haberleştirdi.

, 0 Yorum

Yeni Akit Gazetesi, fikri ve siyasi faaliyetlerde bulunan Hizb-ut Tahrir üyesi olmak suçlamasıyla Bülent KURŞUN’a verilen 7.5 yıllık cezanın Yargıtayca onanmasının ardından cezayı çekmek üzere tutuklanıp cezaevine gönderilişini haberleştirdi:

İslamî Tebliğe Yargı Zulmü

Hizb-ut Tahrir oluşumunun silahsız olduğuna yönelik resmi yazıları hiçe sayan Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 9 yıl önce valilik tarafından izin verilen bir konferans heyetinde olduğu gerekçesiyle bir mazlumun cezasını daha onadı.

Milletin emeğini çalan hırsızlar ve evlatlarımızı zehirleyen uyuşturucu tacirleri gibi suçlulara yönelik af teklifi kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, İslam’ı tebliğ edenlere kelepçe takılmaya devam ediyor. İslami davet ve tebliğ sahasında yıllarca tüm baskılara göğüs geren Bülent Kurşun, 9 yıl önce valilik tarafından izin verilen bir konferans heyetinde olduğu gerekçesiyle 7.5 yıl ile cezalandırıldı ve hapse atıldı. Daha önce defalarca FETÖ kumpası olduğunu deşifre ettiğimiz Hizb-ut Tahrir’e yönelik yargı zulmünün her geçen gün perçinleşmesi vicdanları yaralıyor.

Valilik izin vermişti

Dini bir fikir hareketi olan Hizb-ut Tahrir’in yargı yoluyla nasıl sıkıştırılmaya çalışıldığını gözler önüne seriyoruz. Son zamanlarda onama kararları ile şimşekleri üzerine çeken Yargıtay 16. Ceza Dairesi, delilsiz ve mesnetsiz bir şekilde caza yağdırdığı kararlarına bir yenisini ekledi. Bir dönem Köklü Değişim Dergisi’nin İstanbul Temsilciliği görevini yürüten Bülent Kurşun, 26 Temmuz 2009 tarihinde İstanbul Valiliği tarafından önce izin verilen sonra engellenen konferans heyetinde olduğu için 7.5 yıl ile cezalandırıldı. Bağcılar Hakkı Başer Spor Salonu’nda yapılacak ‘Hilafet Konferansı’ için valiliğe verilen izin başvuru dilekçesindeki heyet içinde isminin olması sebebiyle 7.5 yıl hapse mahkum edilen Kurşun’un cezası, Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından onandı.

FETÖ’cü hakim ve savcılar

Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) mensup hakim ve savcıların hukuk dışı yargılamalar ile ceza verdiği Hizb-ut Tahrir mensupları, yıllardır sudan sebeplerle zindanlara konuluyor. İslami hassasiyetlere sahip kişilere kurulan kumpasın gün yüzüne çıkmasına rağmen Müslümanların açıkça hedef alındığı yargı zulmünün artık durdurulması bekleniyor.

Dosyaları hazırlayanlar içerde

İslami camiaya yönelik kurulan en büyük kumpaslardan biri olan Hizb-ut Tahrir davalarında, bu zamana kadar imzası olan 50 hakim ve savcının terör örgütü üyeliğinden tutuklandığı, 6 kişinin de yurtdışına kaçtığını ortaya çıkarmıştık. Akit, uydurma deliller ve zorlama yorumlarla Hizb-ut Tahrir’i hedef alan yargı mensuplarının arasında, 17/25 Aralık darbe girişiminde rol alan Zekeriya Öz, “Paralel Yapı” soruşturmaları kapsamındaki tutukluların tahliyesini kararlaştıran  Mustafa Başer, MİT gözetiminde Suriye’ye yardım götüren bir TIR’ı durduran ve Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki katliama göz yuman Savcı Özcan Şişman gibi isimlerin yer aldığını deşifre etmişti.

Yargıtay üyesi şerh koymuştu

Tüm temyiz yollarına rağmen Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin Hizb-ut Tahrir oluşumuna üye olduğu iddiasıyla 61 kişi hakkında verilen toplam 300 yıllık cezayı onamıştı. Oy çokluğuyla alınan karara itiraz eden Yargıtay Üyesi Mustafa Kurtaran ise, Hizb-ut Tahrir’in terör örgütü olmadığını, Hizb-ut Tahrir’in kuruluşundan bu güne kadar ülkemizde veya başka bir ülkede şiddet olayına karışmadığını savunmuştu.

Bir cevap yazın

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN